söz
kelimeis.Köken
eT.sȫ-mek (söylemek) > sȫ-z
Anlamlar
- 1
{eT}Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
[DLT][ETY][EUTS][Gabain][İKPÖy.]
- 2
{eT}Emir; buyruk.
[EUTS]
- 3
Sözlü, yazılı anlatım yolu; kelime; sözcük.
- 4
dbl.Dilin konuşucular tarafından gerçekleştirilmesi; konuşma olgusu.
- 5
dbl.Topluma özgü ve tam bir sistem olarak kullanılan dile karşıt olarak belli bir durumda, belli bir kimsenin dili özel olarak kullanması.
- 6
Bir kalabalıkta, toplantıda, kurulda yapılan konuşma; konuşma olanağı.
- 7
Tanınmış bir kimsenin söylediği özlü söz; öz deyiş.
- 8
Nereden çıktığı bilinemeyen ve geçerliliği, doğruluğu şüpheli bilgi veya haber; söylenti.
- 9
Gerçek olsun veya olmasın bir kimsenin arkasından yapılan kötüleyici, küçük düşürücü konuşma; dedikodu.
- 10
Bir kişiye sözlü olarak verilen güvence; vaat.
- 11
Öğüt; tavsiye.
- 12
müz.Bir şarkının, türkünün veya müzik parçasının manzum metni; güfte.
- 13
ünl.“Söz veriyorum”.
Bu sözcükle kurulan deyimler249
- (bir şey) söz götürmek
- (bir şeyden) söz etmek
- (bir şeyi) söz etmek
- (birine) söz düşmek
- (birine) söz geçirmek
- (birine) söz getirmek
- acı söz
- açık öz, tok söz
- ağır söz
- aldamak söz
- Allah bir, söz bir.
- ara söz
- araya söz bırakmak
- araya söz düşürmek
- araya söz karıştırmak
- bellü söz
- beylik söz
- bir çift söz
- bir çift sözü olmak
- boş söz
- büyük söz
- çevre söz
- dik söz
- dil altından söz almak
- doğru söze can kurban
- edim söz
- eğri söz
- ekşi söz
- erkekliğe söz getirmemek
- gaypak söz
- ham armudun ham sözü
- ham söz
- iç söz
- iğneli söz
- iki çift söz etmek
- iki söz bir pazar
- iki sözü bir araya getirememek
- ileri geri söz
- ılıcak söz
- ilişikli söz
- ilk söz
- iri söz
- ıssı söz
- kafasına söz girmemek
- kaş ile göz, gerisi söz
- katı söz
- key sözün
- kof söz
- kuru söz
- lastikli söz
- namus sözü
- ön söz
- örtülü söz
- oturahlı söz
- özlü söz
- pis söz
- sağ söz
- salma söz
- sarsıg söz
- şeref sözü
- sezme söz
- son söz
- söz (laf) cambazlığı
- söz açılmak
- söz açılmışken
- söz açmak
- söz açmazlık
- söz ağzından dirhemle çıkmak
- söz almak
- söz altında galmamak
- söz altında kalmamak
- söz anlamak
- söz anlamamak
- söz anlamaz
- söz aramızda
- söz arasında
- söz atmak
- söz avırtlamak
- söz ayağa düşmek
- söz ayağa düşmek
- söz azmak
- söz başı
- söz bilimi
- söz bir etmek
- söz birimi
- söz birliği
- söz birliği etmek
- söz bitiği
- söz bölüğü
- söz bölükleri
- söz bozulumu
- söz çalımı
- söz cambazı
- söz çatmak, Konuşmak
- söz çıkmak
- söz dağarcığı
- söz dalaşı
- söz dinlemek
- söz dizimci
- söz dizimi
- söz dizimsel
- söz düellosu
- söz düşmemek
- söz düşürmek
- söz dutmak (tutmak)
- söz düzeltimi
- söz ebeliği
- söz ebesi
- söz edimi
- söz ehli
- söz eri
- söz eşitmek
- söz eslemek
- söz eylem
- söz eylemek
- söz geleci
- söz gelici
- söz gelimi
- söz gelişi
- söz gelmek
- söz getürmek
- söz gösterisi
- söz götürmek
- söz götürmez
- söz götürüp getirmek
- söz götürür olmak
- söz hakkı
- söz içinde olmak
- söz işitmek
- söz itmek (etmek)
- söz kaldırmamak
- söz karışıklığı
- söz karmak
- söz kavafı
- söz keleci
- söz kesen
- söz kesimi
- söz kesmek
- söz kesti
- söz kestik
- söz kılmak
- söz konusu
- söz konusu olmak
- söz koparmak
- söz meydanı
- söz misali
- söz öğüş
- söz öğüştürmek
- söz olmak
- söz rüşveti
- söz sahibi
- söz sahibi olmak
- söz sanatları
- söz sav
- söz saymah (saymak)
- söz sırası
- söz sırasını alma
- söz sorucu
- söz söykesi
- söz sözü açmak
- söz sürmek
- söz sürücü
- söz temsili
- söz tutmak
- söz uçkunmak
- söz uğrusu
- söz uğurlamak
- söz ustası
- söz üşürmek
- söz uzamak
- söz uzatma
- söz varlığı
- söz vermek
- söz yaraştırmak
- söz yarışı
- söz yatı
- söz yayınları
- söz yazarı
- söz yitimi
- söz zinciri
- söze atılmak
- söze başlamak
- söze çekmek
- söze dalmak
- söze eslemek
- söze gelmek
- söze kapılmak
- söze karışmak
- söze komak
- söze son vermek
- söze varmak
- söze yatmak
- sözü (bir şey demeye) getirmek
- sözü açılmak
- sözü ağzına tıkamak
- sözü ağzında bırakmak
- sözü ağzında gevelemek
- sözü ağzında kalmak
- sözü bağlamak
- sözü batmak
- sözü bir etmek
- sözü bir yere koymak
- sözü bütün
- sözü çevirmek
- sözü çiğnemek
- sözü dağıtmak
- sözü değiştirmek
- sözü dilinden dudağa gelmek
- sözü dübürüne dinletmek
- sözü edilir olmak
- sözü edilmek
- sözü eslemek
- sözü geçgel
- sözü geçkin
- sözü geçmek
- sözü karışmak
- sözü kesmek
- sözü kıçından anlamak
- sözü kıçından dinlemek
- sözü kısa kesmek
- sözü pişirmek
- sözü sohbeti yerinde
- sözü söze ulamak
- sözü tartmak
- sözü tutkunarak söylemek
- sözü ürce söylemek
- sözü uzatmak
- sözü yüceltmek
- sözün altında kalmak
- sözün ardı boşa çıkmak
- sözün çalımı
- sözün gelimi
- sözün gelişi
- sözün kısası
- sözün sağı
- Tanrı sözü
- tartılı söz
- tatlı söz
- tekin söz
- tügük yüz açıg söz
- ulu söz
- uşak söz
- uzun sözün kısası
- yad söz
- yakası açılmadık söz
- yaldızlı söz
- yaramaz söz
- yatlu söz
- yönsüz söz