söz

kelimeis.

eT.sȫ-mek (söylemek) > sȫ-z

  1. 1

    {eT}Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)

    [DLT][ETY][EUTS][Gabain][İKPÖy.]

  2. 2

    {eT}Emir; buyruk.

    [EUTS]

  3. 3

    Sözlü, yazılı anlatım yolu; kelime; sözcük.

  4. 4

    dbl.Dilin konuşucular tarafından gerçekleştirilmesi; konuşma olgusu.

  5. 5

    dbl.Topluma özgü ve tam bir sistem olarak kullanılan dile karşıt olarak belli bir durumda, belli bir kimsenin dili özel olarak kullanması.

  6. 6

    Bir kalabalıkta, toplantıda, kurulda yapılan konuşma; konuşma olanağı.

  7. 7

    Tanınmış bir kimsenin söylediği özlü söz; öz deyiş.

  8. 8

    Nereden çıktığı bilinemeyen ve geçerliliği, doğruluğu şüpheli bilgi veya haber; söylenti.

  9. 9

    Gerçek olsun veya olmasın bir kimsenin arkasından yapılan kötüleyici, küçük düşürücü konuşma; dedikodu.

  10. 10

    Bir kişiye sözlü olarak verilen güvence; vaat.

  11. 11

    Öğüt; tavsiye.

  12. 12

    müz.Bir şarkının, türkünün veya müzik parçasının manzum metni; güfte.

  13. 13

    ünl.“Söz veriyorum”.