1. bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
  2. bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
  3. biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
  4. boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
  5. boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
  6. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
  7. budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
  8. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  9. çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
  10. dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
  11. delmekkelimef.eT.Delik açmak.
  12. deşmekkelimef.eT.İçini çıkarmak.
  13. devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
  14. dilemekkelimef.eT.Sahip olmadığı bir şeyin veya bulunmadığı durumun gerçekleşmesini istemek; arzu etmek; murat etmek.
  15. dolamakkelimef.eT.Tel, şerit, iplik gibi nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak.
  16. doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
  17. döktürmekkelimef.eT.Dökme işini bir başkasına yaptırmak.
  18. duymakkelimef.eT.Bir sesi işitmek.
  19. dürtmekkelimef.eT.Birini elle veya bir şeyle hafifçe dokunarak uyarmak.
  20. elemekkelimef.eT.Tane veya toz hâlinde bulunan maddeleri, kabasını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için elek, kalbur, gözer gibi…
  21. eritmekkelimef.eT.Erimesine yol açmak; erimesini sağlamak.
  22. ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
  23. germekkelimef.eT.Çekerek belirli bir uzama durumunda tutmak.
  24. getirmekkelimef.eT.Birinin veya bir şeyin gelmesini sağlamak.
  25. giymekkelimef.eT.Dış etkilerden korunmak için elbise, giyecek olarak her türlü nesnenin içine girmek; bedenine geçirmek; örtünmek.
  26. gömmekkelimef.eT.Toprağın içinde açılan bir çukura yerleştirerek üstünü örtmek.
  27. gütmekkelimef.eT.İzlemek; kollamak; peşinden gitmek.
  28. incitmekkelimef.eT.Birinin veya bir organın incinmesine yol açmak; incinmesine sebep olmak.
  29. kaldırmakkelimef.eT.Bir nesneyi bulunduğu yerden yukarı almak; kalkmasını sağlamak.
  30. kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
  31. kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
  32. kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
  33. karalamakkelimef.eT.Boya ya da kalem ile birtakım şekiller çizerek bir şeyi veya bir yeri kirletmek.
  34. kazanmakkelimef.eT.Kazanç sağlamak; kâr elde etmek.
  35. kemirmekkelimef.eT.Sert bir şeyi dişlerle azar azar koparmak.
  36. kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
  37. kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
  38. korumakkelimef.eT.Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye…
  39. küremekkelimef.eT.Kürekle sıyırıp atmak, temizlemek.
  40. okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
  41. sarmakkelimef.eT.Bir şeyi bir şeyin çevresinde dolandırmak; etrafını çevirmek.
  42. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  43. saymakkelimef.eT.Aynı cinsten nesnelerin toplamının kaç tane olduğunu anlamak için birden başlamak üzere her birini art arda gelen sayılarla eşleştirmek suretiyle bir…
  44. sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
  45. söylemekkelimef.eT.Konuşmak; demek.
  46. süpürmekkelimef.eT.Bir şeyi süpürge ile bulunduğu ortamdan uzaklaştırmak; süpürge ile alıp atmak.
  47. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  48. yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
  49. yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.