- bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
- bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
- biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
- boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
- boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
- delmekkelimef.eT.Delik açmak.
- deşmekkelimef.eT.İçini çıkarmak.
- devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
- dilemekkelimef.eT.Sahip olmadığı bir şeyin veya bulunmadığı durumun gerçekleşmesini istemek; arzu etmek; murat etmek.
- dolamakkelimef.eT.Tel, şerit, iplik gibi nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak.
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- döktürmekkelimef.eT.Dökme işini bir başkasına yaptırmak.
- duymakkelimef.eT.Bir sesi işitmek.
- dürtmekkelimef.eT.Birini elle veya bir şeyle hafifçe dokunarak uyarmak.
- elemekkelimef.eT.Tane veya toz hâlinde bulunan maddeleri, kabasını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için elek, kalbur, gözer gibi…
- eritmekkelimef.eT.Erimesine yol açmak; erimesini sağlamak.
- ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
- germekkelimef.eT.Çekerek belirli bir uzama durumunda tutmak.
- getirmekkelimef.eT.Birinin veya bir şeyin gelmesini sağlamak.
- giymekkelimef.eT.Dış etkilerden korunmak için elbise, giyecek olarak her türlü nesnenin içine girmek; bedenine geçirmek; örtünmek.
- gömmekkelimef.eT.Toprağın içinde açılan bir çukura yerleştirerek üstünü örtmek.
- gütmekkelimef.eT.İzlemek; kollamak; peşinden gitmek.
- incitmekkelimef.eT.Birinin veya bir organın incinmesine yol açmak; incinmesine sebep olmak.
- kaldırmakkelimef.eT.Bir nesneyi bulunduğu yerden yukarı almak; kalkmasını sağlamak.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
- karalamakkelimef.eT.Boya ya da kalem ile birtakım şekiller çizerek bir şeyi veya bir yeri kirletmek.
- kazanmakkelimef.eT.Kazanç sağlamak; kâr elde etmek.
- kemirmekkelimef.eT.Sert bir şeyi dişlerle azar azar koparmak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
- korumakkelimef.eT.Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye…
- küremekkelimef.eT.Kürekle sıyırıp atmak, temizlemek.
- okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
- sarmakkelimef.eT.Bir şeyi bir şeyin çevresinde dolandırmak; etrafını çevirmek.
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- saymakkelimef.eT.Aynı cinsten nesnelerin toplamının kaç tane olduğunu anlamak için birden başlamak üzere her birini art arda gelen sayılarla eşleştirmek suretiyle bir…
- sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
- söylemekkelimef.eT.Konuşmak; demek.
- süpürmekkelimef.eT.Bir şeyi süpürge ile bulunduğu ortamdan uzaklaştırmak; süpürge ile alıp atmak.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.