korumak

kelimef.(koru:mak)

eT.korī-mak / koru-mak

  1. 1

    {eT}Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye etmek.

    [Gabain][KB]

  2. 2

    Bir yeri veya bir şeyi tehlikelere karşı savunmak; denetim altında bulundurmak; muhafaza etmek.

  3. 3

    Bir yeri veya orada bulunanların güvenliklerini sağlamak; bütünüyle güvenlik altına almak.

  4. 4

    Gelebilecek herhangi bir tehlike, hastalık vb.ne karşı önlem almak; dayanıklılığını arttırmak; tehlikeleri önlemek; zararlılara karşı savaşmak.

  5. 5

    (Güçlü bir kimse veya kuruluş için) nüfuzunu kullanarak güçsüz birini her türlü tehlike ve olumsuzluklara karşı himaye etmek; desteklemek; koruyuculuk etmek; kayırmak; eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmek; suçlu duruma düşmesine engel olmak.

  6. 6

    İnsanlık için yararlı olan bir etkinliğe veya sanat çalışmalarının gelişmesine malî yönden katkıda bulunmak; yardım etmek; onları desteklemek; himaye etmek.

  7. 7

    Bir yiyecek maddesini uzun süre bozulmadan saklamak.

  8. 8

    mecaz.Bir şeyin iyi ve sağlam durumda kalması için eskimesini, yıpranmasını önlemek amacıyla gerekli özeni ve dikkati göstermek.

  9. 9

    mecaz.Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasına engel olmak; başlangıçtaki durum ve konumunun aynen kalmasını sağlamak.

  10. 10

    mecaz.Harcanan emek veya yapılan masraf ile kazanç denk gelmek; birbirini karşılamak; tekabül etmek.

  11. 11

    {ağız}Yetmek; yetişmek; ancak idare etmek.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Kızmak; gücenmek.

    [DS]