sarmak

kelimef.

eT.sar-ū-mak > sar-mak

صارمق

  1. 1

    Bir şeyi bir şeyin çevresinde dolandırmak; etrafını çevirmek.

  2. 2

    Bir şeyi başka bir şeyle örtmek, tamamen kaplamak; çepeçevre kaplamak.

  3. 3

    Bir yeri veya topluluğu kuşatmak; çevresini doldurarak çember içine almak; çevrelemek; etrafında yer almak; kuşatmak.

  4. 4

    as.(Silahlı birlikler için) kuşatmayı gerçekleştirmek.

  5. 5

    (Hastalık vb. için) geniş bir alana veya diğer organlara yayılmak; her tarafını kaplamak; sirayet etmek.

  6. 6

    {OsT}(Kişi için) kolları arasına almak; kucaklamak; kollarını bedenine sımsıkı dolamak; kucaklamak.

  7. 7

    (Yangın, sis vb. olgu için) etrafı kaplamak; geniş bir alanı etkisi altına almak; yoğun bir şekilde kaplamak.

  8. 8

    (Kâğıt, mukavva, kumaş, bant vb. için) bir kenarı etrafında dolayarak boru haline getirmek; dürmek.

  9. 9

    (İp, iplik, tel vb. için) dağınık halden yumak haline getirmek.

  10. 10

    mecaz.(Bir etkinlik veya olgu için) hoşuna gitmek; etkilenmek; etkisi altında kalmak; aşırı ilgilenmek; zevkine uygun düşmek; zevkini okşamak; beğenilmek.

  11. 11

    (Sigara, dolma vb. için) ince bir yaprak veya tabaka ile boru haline getirmek.

  12. 12

    Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak.

  13. 13

    (İş, problem, olumsuz bir kimse vb. için) ilgilenmek ve yapmak zorunda bırakmak; ağır işi yüklemek; musallat etmek.

  14. 14

    (Kırık, yara vb. için) bağ veya sargı ile bağlamak.

  15. 15

    (Duygu için) yoğun biçimde etkisi altına almak; etkisini herkese hissettirmek.

  16. 16

    argo.Bir konuyu sürekli düşünmek.

  17. 17

    Her yanını iyice, sıkı biçimde örtmek.

  18. 18

    {ağız}(Esnek değnek, kırbaç, kemer için) vucüdun geniş bir bölümünü etkileyecek biçimde vurmak.

    [DS]