doldurmak

kelimef.

eT.tōl-tur-mak > dol-dur-mak

طولدورمق

  1. 1

    {eAT}Dolgunlaştırmak.

  2. 2

    Dolmasını sağlamak; dolu hâle getirmek.

  3. 3

    (Ateşli silah için) içine mermi sürmek.

  4. 4

    {eAT}(Yay kirişi için) sonuna kadar çekmek; gerginleştirmek.

  5. 5

    (Çizelge, belge vb. için) ilgilinin durumuna ve kimliğine göre boş bırakılmış yerlerini yazmak, işlemek.

  6. 6

    Yılını tamamlamak, yaşını bitirmek.

  7. 7

    {ağız}mecaz.Birine başkası hakkında kötü düşünecek biçimde sözler söylemek, onun aleyhine ikna etmek.

  8. 8

    (Ses ve koku için) yayılmak; kaplamak.

    [DS]

  9. 9

    Bir mekâna canlılık ve hareket getirmek; canlandırmak; neşelendirmek.

  10. 10

    Alçak ve verimsiz toprakların önüne set yaparak sel suları tarafından getirilen milli toprağın birikmesini sağlamak.

  11. 11

    Yelkenleri rüzgârla şişirmek.

  12. 12

    tıp.Çürüğü olan bir dişin çürük kısmını oyarak boşluğu bir dolgu maddesi ile kapatmak.

  13. 13

    fiz.Elektrik bataryasını yüklemek.

  14. 14

    Bir nesnenin boş yerlerini süslemelerle kapatmak.

  15. 15

    (Dizgin için) çekmek; germek.

  16. 16

    argo.Donuna büyük aptesini yapmak.