boğmak

kelimef.

eT.boġ-mak > boğ-mak

  1. 1

    Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.

  2. 2

    Başka yollardan nefessiz bırakarak öldürmek.

  3. 3

    Suya batırarak nefessiz bırakıp öldürmek.

  4. 4

    (Ses, renk vb. için) anlaşılmasını önlemek; silik duruma getirmek; bastırmak; örtmek. “Sokağın gürültüsü, müziği boğuyordu.”

  5. 5

    mecaz.Bütünüyle kaplamak; sarmak.

  6. 6

    mecaz.Bol bol vermek; aşırı yapmak.

  7. 7

    (Araçlar için) fazla yakıt vererek çalışamaz duruma getirmek.

  8. 8

    İşine gelmeyen bir durumu, başka bir eylemle örtmeye, unutturmaya çalışmak.

  9. 9

    (Bitkiler için) gelişmesini engellemek.

  10. 10

    (Renkler için) birbirinin etkisini yok etmek, karartmak, silikleştirmek.

  11. 11

    mecaz.Bunaltmak.

  12. 12

    Bir şeyi ip veya benzer şeyle sıkıp bağlamak. “Kanamayı durdurmak için üst tarafından bir bezle boğunuz.”

  13. 13

    {ağız}Torba, kese, çuval vb. gibi şeylerin ağzını büzdürerek bağlamak.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}Ağaçları, kuruması için gövdesinin çevresini çentik açarak yaralamak.

    [DS]

  15. 15

    argo.Kumarda hile ile yenmek.

  16. 16

    argo.Birisinden çeşitli yollarla çıkar sağlayıp sırtından geçinmek.