yakmak

kelimef.

eT.yā-mak (tutuşturmak) > ya-k-mak

  1. 1

    Ateş oluşturmak.

  2. 2

    {eT}Alev almasını sağlamak; tutuşturmak.

    [Bahşayiş][Mühennâ]

  3. 3

    Ateşin etkisi ile yok etmek ya da zarar vermek.

  4. 4

    Güçlü ısı etkisi ile birinin bedenini yaralamak; acı vermek.

  5. 5

    (Lamba, mum gibi ışık kaynağı için) aydınlatmasını, ışık vermesini sağlamak.

  6. 6

    (Soba, ocak gibi ısı kaynağı için) ısıtma işinin başlamasını, işlemesini sağlamak.

  7. 7

    Isı etkisi ya da kimyasal etkisi ile bozmak; zarar vermek; yok etmek.

  8. 8

    (Yakacak için) ısı ya da ışık enerjisi elde etmek amacıyla tüketmek.

  9. 9

    Kavurucu sıcaklık etkisi ile deride yanıklar ya da yaralar oluşmak.

  10. 10

    (Biber vb. acı için) keskin, sert, ısırıcı bir duyum uyandırmak.

  11. 11

    (Keskin koku vb. için) genizde yakıcı bir duyuma neden olmak.

  12. 12

    (Soğuk, ayaz vb. için) cildini sızlatacak kadar üşütmek; çok üşütmek.

  13. 13

    (Güneş, don vb. için) bitkileri kurutmak ya da dondurmak.

  14. 14

    mecaz.Büyük bir zarar vermek.

  15. 15

    mecaz.Güçlü bir sevgi uyandırmak.

  16. 16

    mecaz.Ateşli silahla vurmak.

  17. 17

    mecaz.Büyük bir yıkıma uğratmak; mahvetmek.

  18. 18

    Güneşin etkisi ile teninin esmerleşmesini sağlamak; karartmak.

  19. 19

    Geçerliliğini yitirtmek.

  20. 20

    (Mermi için) ateşlemek.

  21. 21

    (Besin için) enerjiye dönüştürmek.

  22. 22

    (Güneş için) çok sıcak olmak.

  23. 23

    Acıtmak.

  24. 24

    {ağız}Oyunda yenmek veya oyun dışı yapmak.

    [DS]