1. onkelimesf.Dokuzdan bir artık; dokuz artı bir;
  2. onmakkelimef.Daha iyi bir duruma gelmek; salah bulmak.
  3. ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
  4. örtmekkelimef.Görünmesini engellemek amacıyla üstüne bir şey koymak; bir örtü ile görünmez hale getirmek; kapamak; gizlemek.
  5. oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
  6. saçmakkelimef.Bir şeyi dağıtmak; şuraya buraya, rastgele dağıtmak; savurmak; dökmek; dağıtmak; serpmek. .
  7. salmakkelimef.Bağımlılığını, tutukluluğunu kaldırmak; serbest bırakmak; azat etmek. Tutukluyu saldılar.
  8. sarpkelimesf.Güç; sert; çetin; zor; zahmetli.
  9. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  10. saymakkelimef.eT.Aynı cinsten nesnelerin toplamının kaç tane olduğunu anlamak için birden başlamak üzere her birini art arda gelen sayılarla eşleştirmek suretiyle bir…
  11. şekerkelimeis.Ar.Yaygın şekilde tatlandırıcı olarak kullanılan, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen, bilimsel adı sakaroz olan kristal yapılı besin…
  12. sıkılmakkelimef.Sıkmak eylemine uğramak; kendisine sıkmak eylemi uygulanmak; sıkmak eylemine konu olmak.
  13. sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
  14. şimşekkelimeis.Bulutlar arasında, bulut içinde ya da bulut ile yer arasında elektrik boşalması sırasında oluşan kırık çizgi biçimindeki kısa süreli aydınlık; çakım;…
  15. sokmakkelimef.(Bir şey için) başka bir şeyin arasına girmesini sağlamak; girdirmek; içine tıkmak; basmak.
  16. sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
  17. sönükkelimesf.Yanma durumu sona ermiş olan; sönmüş olan; söndürülmüş olan..
  18. takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
  19. tartmakkelimef.Tartı ile ağırlığını saptamak; bir şeyin birim cinsinden ağırlığını bulmak.
  20. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  21. taşmakkelimef.Dışarı çıkmak.
  22. tatmakkelimef.Bir yiyecek ve içeceğin tadını, kalitesini kontrol etmek amacıyla ağza biraz almak, çiğnemek ve yemek; tadına bakmak.
  23. tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
  24. tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
  25. terkelimeis.Korunma, vücudu soğutma, zararlı maddeleri vücuttan atma gibi işlevleri yerine getirmek için, deriden sızan, renksiz, tuzlu ve kendine özgü kokusu…
  26. terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
  27. titremekkelimef.Küçük fakat hızlı salınım hareketi yapmak.
  28. titretmekkelimef.(Kişi, nesne vb. için) titremesine neden olmak; titremesini sağlamak; titrer hâle getirmek.
  29. tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
  30. tütmekkelimef.Dumanı çıkmak.
  31. tutuşmakkelimef.Karşılıklı olarak birbirini tutmak; birbirinin ellerini tutmak.
  32. ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
  33. ütülemekkelimef.(Elbise, kumaş, çamaşır vb. için) ütü ile kırışıklıklarını gidermek.
  34. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  35. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  36. yankelimeis.Taraf.
  37. yanmakkelimef.Tutuşmak.
  38. yapışmakkelimef.eT.Yapıştırıcı bir maddenin etkisi ile bir yüzeye, oradan ayrılmayacak, kopmayacak biçimde sımsıkı bağlanmak; orada sabitleşmek; kalmak; tutunmak.
  39. yaranmakkelimef.Hoşa gitmek için yaltaklık etmek; yaltaklanmak.
  40. yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
  41. yarımkelimeis.Bir bütünün yarısı; bir şeyin yarısı; herhangi bir şeyin ikiye ayrılmış olan parçalarından her birisi.
  42. yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
  43. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  44. yayılmakkelimef.eT.Yaymak eylemi gerçekleştirilmek; dağıtılmak.
  45. yazkelimeis.Bahar mevsimi; ilkbahar; ilk yaz.
  46. yıkmakkelimef.(İnsan, hayvan ve ağaç için) yere düşürmek; yere sermek; devirmek; yere yatırmak.
  47. yırtılmakkelimef.Yırtmak eylemi yapılmak; kendisine yırtmak eylemi uygulanmak; yarılmak.
  48. yırtmakkelimef.Parçalamak.
  49. yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
  50. yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.