- oyunkelimeis.eT.Eğlenmek, zevk almak amacıyla yapılan fiziksel ya da zihinsel etkinlik.
- tarakkelimeis.eT.Saçları düzeltmeye, tellerini ayırmaya yarayan plastik, kemik, boynuz, şimşir gibi maddelerden yapılma, iç tarafı ince uzun dişli alet.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- taşakkelimeis.eT.kaba. Erkeklik bezi; haya; erbezi torbası.
- tekekelimeis.eT.Keçinin yetişkin ve damızlık erkeği.
- terkikelimeis.eT.Eyer kayışı; eyer bağı.
- tokmakkelimeis.eT.Kesici aletlerin sırtına vurarak iş görmesini sağlamakta kullanılan sert ağaç ya da plastik vb.nden yapılmış çekice benzer, saplı el aleti.
- tozkelimeis.eT.Kök.
- turgaykelimeis.eT.Çayır kuşu; toygar; ispinoz.
- turnakelimeis.eT.Turnagiller familyasının örnek tipi, siyah, gri veya beyazımsı benekli, uzun bacaklı ve uzun boyunlu, çok geniş kanatlı, Güney Amerika dışında bütün…
- tuzlukelimesf.eT.Tuzu olan; içinde tuz bulunan; tuz içeren ya da tuzlanmış olan.
- uçkurkelimeis.eT.Şalvar, iç donu gibi giyeceklerin beline geçirilen ve aşağı inmesini önleyen bağ.
- uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
- ucuzkelimesf.eT.Piyasada benzerlerine göre daha düşük fiyatla satılan; pahalı olmayan.
- ulaşmakkelimef.eT.Ulaşmak; bitişmek; yapışmak.
- ulukelimesf.eT.Benzerlerine göre çok büyük olan; çok büyük; yüce; büyük; iri.
- unkelimeis.eT.Buğday ve diğer tahıl tanelerinin öğütülmesinden oluşan toz hâlindeki besin maddesi.
- urkelimeis.eT.Dokulardaki hücrelerin aşırı çoğalmasıyla meydana gelen ve büyüme eğilimi gösteren yumru; tümör.
- urgankelimeis.eT.Sentetik ya da keten, kenevir, pamuk, alfa otu gibi doğal lif iplerinin iki ya da daha çoğunun bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip; ince…
- ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
- üstkelimeis.eT.Gök yüzüne bakan yüz; üst yüzey. .
- uyanmakkelimef.eT.Uyku durumundan çıkmak.
- uykukelimeis.eT.Organizmada organik işlevin, sinir duyumunun, istemli kas hareketlerinin azalması ve bilincin kaybolması ile ortaya çıkan, normal, geçici, düzenli…
- uzamakkelimef.eT.Uzunluğu artmak.
- üzerikelimezf.eT.Üstü.
- üzerinekelimezf.eT.Üstüne.
- yabakelimeis.eT.Harman savurmakta kullanılan beş parmaklı bir tür ahşap kürek; atkı.
- yabankelimeis.eT.İnsan eli değmemiş, kimsenin yaşamadığı ıssız yer.
- yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
- yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
- yakakelimeis.eT.Uç; kıyı; sınır; hudut.
- yakınkelimesf.eT.Az bir uzaklıkla ayrılmış bulunan; uzak olmayan.
- yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
- yapışmakkelimef.eT.Yapıştırıcı bir maddenin etkisi ile bir yüzeye, oradan ayrılmayacak, kopmayacak biçimde sımsıkı bağlanmak; orada sabitleşmek; kalmak; tutunmak.
- yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
- yaprakkelimeis.eT.Bitkilerde sapın üzerinde bulunan, bir bitki için gerekli olan solunum, karbon özümlenmesi ve terleme olaylarını gerçekleştiren, çoğu klorofilli,…
- yarakkelimesf.eT.Yakışan; gereken; münasip; tav.
- yarınkelimeis.eT.İçinde bulunduğumuz günden hemen sonra gelecek olan gün; ertesi gün.
- yaşmakkelimeis.eT.Yüz örtüsü.
- yaykelimeis.eT.Ok atmakta kullanılan iki ucu arasına kiriş gerilerek eğriltilmiş ağaç ya da metal silah; ok fırlatma aracı.
- yayakelimeis.eT.Yürüyerek giden kimse; piyade; yaya.
- yelvekelimeis.eT.Bıldırcın.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yemişkelimeis.eT.Bitkilerde, yumurtacıkların döllenmesinden sonra çiçeğin meyve yapraklarından oluşan ve olgunlaştığında tohumları içeren bölüm; meyve.
- yengeçkelimeis.eT.Eklem bacaklılardan, birinci ayak çifti iki kıskaç olarak gelişmiş, eti için avlanan, suda yaşayan böcek; pavurya, (Canser pagurus).
- yeynikelimesf.eT.Ağır olmayan; hafif.
- yılkelimeis.eT.Yer’in, Güneş çevresinde bir dolanımına bağlı olarak ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık uzlaşımsal dönem;…
- yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
- yukarıkelimeis.eT.Üstte bulunan konum; üst.