tarak

kelimeis.-ğı

eT.tar-mak (yaymak) > tar-ġak / tar-a-k

  1. 1

    {eT}Saçları düzeltmeye, tellerini ayırmaya yarayan plastik, kemik, boynuz, şimşir gibi maddelerden yapılma, iç tarafı ince uzun dişli alet.

    [Bahşayiş][Mühennâ]

  2. 2

    Buna benzer ve saçları tutturmak için kullanılan hafif yayımsı süs eşyası.

  3. 3

    {ağız}anat.İnsan el ve ayağının bilekle parmaklar arasında kalan kısmı; parmak kemikleri.

    [DS]

  4. 4

    Bazı örümceklerin ayaklarında bulunan ve sert kıllardan oluşan fırça.

  5. 5

    Dokuma tezgâhlarında, çözgü ipliklerini birbirinden ayıran ve kumaşın enini sabit tutmayı sağlayan, birbirinden eşit uzaklıkta, düşey birçok metal lama taşıyan çerçeve.

  6. 6

    Tekstil elyafını taraklamada kullanılan makine.

  7. 7

    {ağız}Avlu korkuluğu.

    [DS]

  8. 8

    {ağız}Kağnı yanlarındaki parmaklıklar.

    [DS]

  9. 9

    {ağız}Tarla ekildikten sonra tohumu örtmeye yarayan dişli tarım aracı.

    [DS]

  10. 10

    {ağız}Deve hamutlarındaki tahta bölümlerin deliğine geçirilen ağaç parça.

    [DS]

  11. 11

    {ağız}Yonttuğu yerlerde tarak izine benzer izler açan bir tür taşçı çekici.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Başak toplamakta kullanılan tırmığa benzer bir tarım aracı.

    [DS]

  13. 13

    {ağız}Hasır dokumakta kullanılan delikli tahta araç.

    [DS]

  14. 14

    sf.Tarak biçiminde olan.