1. börkkelimeis.eT.Başa giyilen her türlü başlığın genel adı; başlık; külah; şapka. [Yüknekî]
  2. borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
  3. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  4. boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
  5. botukkelimeis.eT.Deve yavrusu.
  6. boyakkelimeis.eT.Boya.
  7. boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
  8. boyunkelimeis.eT.Gövdenin baş ile omuz arasında kalan kısmı; âdem elması; boğaz; emik; imik; ümük; sakak.
  9. bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
  10. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
  11. bucakkelimeis.eT.Köşe.
  12. buçukkelimesf.eT.(Sayı sıfatlarından sonra geldiğinde) yarım; yarı. .
  13. buğanakkelimeis.eT.Şiddetli yağmur; sağanak.
  14. buğazkelimeis.eT.Gebe.
  15. büğemekkelimef.eT.Suyun önüne bir bent yaparak suyu yükseltmek; toplamak, biriktirmek.
  16. buğmukkelimeis.eT.Kadınların takındığı altın.
  17. buğrakelimeis.eT.Erkek deve.
  18. büğrükelimesf.eT.Bükülmüş; kambur.
  19. büğükelimeis.eT.Büyü.
  20. buğurkelimeis.eT.Erkek deve; damızlık deve. 2 Develerle yapılan taşımacılık.
  21. bükkelimeis.eT.Dere, ova ve ırmak kenarındaki sık çalı, saz, söğüt gibi ağaç topluluğu; ağaçlık; ormanlık; sık ağaçlık; fundalık.
  22. bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
  23. bulamakkelimef.eT.Bir nesneyi bulaşabilen bir akışkan içine yatırarak üzerini kaplamak; batırmak.
  24. bulanmakkelimef.eT.Karıştırılmak; yoğrulmak.
  25. bulaşmakkelimef.eT.Bir şeyin üzerine bulaşıcı bir nesne sürülmüş, dökülmüş veya sıvaşmış olmak.
  26. bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
  27. bumuzkelimeis.eT.Üzüntü; keder.
  28. bunalmakkelimef.eT.Soluk alıp vermekte güçlük çekmek.
  29. bunamakkelimef.eT.Çeşitli sebeplere bağlı olarak muhakeme, hatırlama gibi bir takım zihinsel faaliyetlerle konuşma ve hareket gibi bedenî yetenekleri zayıflamak; ateh…
  30. bunarkelimeis.eT.Pınar.
  31. buncağızkelimeis.eT.“Bu zavallıcık” anlamında acıma duygusu ifade eder.
  32. bungunkelimesf.eT.(İnsan için) bunalmış durumda; sıkıntılı; çok sıkılmış; bunalmış; şaşkın; kederli; üzüntülü.
  33. bunguzkelimeis.eT.Kereste ya da ağaç üzerinde kesilmiş dalların bıraktığı iz; budak izi.
  34. bunmakkelimef.eT.Beğenmemek; küçümsemek.
  35. burcukelimeis.eT.Dört beş yaşındaki erkek deve.
  36. bürgükelimeis.eT.Başörtüsü.
  37. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  38. bürükelimeis.eT.Baş örtüsü.
  39. buruçkelimeis.eT.Ökse otu.
  40. bürükkelimeis.eT.Şalvar gibi şeylerin uçkurunda bulunan yuvarlak ip.
  41. bürümkelimeis.eT.Bürümek eylemi ve sonucu.
  42. bürümekkelimef.eT.Kaplamak; örtmek.
  43. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  44. bürüncükkelimeis.eT.Bürümcük.
  45. bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
  46. buruntakkelimeis.eT.Yular.
  47. busarıkkelimesf.eT.(Hava için) dumanlı; sisli.
  48. buturakkelimeis.eT.Pıtrak.
  49. buyuşukkelimesf.eT.Uyuşuk; uyuşmuş.
  50. çadırkelimeis.eT.Açık havada kaba bez, çul, kilim, keçe, hasır, vb. şeylerden kurulan, toplanıp taşınabilir barınak; çerge, otağ.