500+ madde
- kelimeis.Ar.Lisan; dil.
- (ayağını) çeke dutmakdeyimBirisine sık gidip gelmemek; sık görüşmemek.
- (bir şey) ağzına düşmekdeyimHaddine düşmek; yapabilmek.
- (bir şey) su kesilmekdeyimAşırı ölçüde sulanmak
- (bir şey, bir kimse vb.) yerine gomak (komak)deyim(Onun gibi) değer vermek; saygı göstermek.
- (bir şeye) zehni saplanmakdeyimBir konu üstünde sürekli düşünmek; aklı takılmak; zihni saplanmak.
- (bir şeyi) zehinden geçirmekdeyimBir an için o şeyi düşünmek; zihninden geçirmek.
- (bir şeyi) ziyan itmek (etmek)deyimBoşa harcamak)
- (bir yeri) yurt dutmak (tutmak)deyimOraya yerleşip kalmak.
- (bir) yol dutturmak (tutturmak)deyimKendince bir yöntem uygulamak.
- (birilerine) varıncaya kadardeyimHiç olmaması gereken kişiler de içinde olarak.
- (birine) iş etmekdeyimO kimseyi beklemediği bir durumla karşı karşıya getirerek zarara sokmak; oyun oynamak.
- (birine) yakınlık göstermekdeyimİlgiyle karşılamak; sevgi, saygı göstermek; ilgilenmek; alakadar olmak.
- (birine, bir şeye) tav olmakdeyimAldanmak; kanmak
- (birini) yol etmekdeyimYolcu etmek; uğurlamak.
- (birini) yüze durdurmakdeyimO kişinin karşılık vermesine veya saygısızlık yapmasına yol açmak.
- (birini) yüze getirmekdeyimOna karşı kötü davranarak baş kaldırmasına sebep olmak.
- (birini) yüze peçe yapmakdeyimYapılacak görüşmeden, olumlu bir sonuç almak amacıyla görüşme yapılacak kişinin sevdiği birini yanında götürmek.
- (birinin) ağzını bağlatmakdeyimBüyületmek.
- (birinin) başını örtmekdeyim(Bir kadını) kendisine eş olarak kabul etmek.
- (birinin) belinden inmekdeyimO erkeğin dölü olmak.
- (birinin) postunu yere sermekdeyimÖldürürcesine dövmek.
- (birinin) şerbetine uğramakdeyimO kişiden zarar görmek.
- (birinin) sumatını sümürmekdeyimBir kimsenin sofrasındaki bütün yiyecekleri yiyip bitirmek.
- (birinin) suyunnan ahmah (suyuyla akmak)deyimO kişinin istediği gibi davranmak; suyunca gitmek.
- (birinin) tırnağını uzatmamakdeyimO kişinin iyi olmasını, yükselmesini istememek veya buna engel olmak.
- (birinin) türküsünü çağırmakdeyimO kimsenin yanında yer almak; onun hoşuna gidecek davranışlarda bulunmak; dalkavukluk yapmak.
- (birinin) yuvasını yapmakdeyimteklfz. Birine hak ettiğinin en ağırı olan cezayı veya cevabı vermek, hakkından gelmek.
- (birinin) yüzünü gızartmak (kızartmak)deyimO kişiyi, utandırmak.
- (biriyle) gırgır geçmekdeyimAlay etmek; dalga geçmek.
- (gözüne) kıfır akadeyim“Gözün kör olsun” anlamında bir ilenç sözü.
- -batırekek.Sürerlik ya da şimdiki zaman bildiren ek. -Baban ne yapıyor? -Karnını doyurubatır.
- -den ötürüekHakkında.
- -den yanaekHakkında.
- -elieke.Soy sop, aile anlamı katan yapım eki; -gil. dayımeli (dayımgil)
- -gelenekson ekSıfatlara “az çok” anlamı katan ek. iyegelen (iyice)
- -iciekyap. e.bknz. ıcı
- -iyinekçek. e.Üçüncü teklik kişi iyelik eki; bir adın sonuna gelerek o kimsenin ailesini belirtir; -gil-in; -ler-in.
- -keneekzf.İken; -ken.
- -lıkekyap. e.İsimden isim ve sıfat yapan ek. Ayırma, sınırlama ve bir iş için saklama kavramı katarak sıfatlar türetir; liyakat ve sahip olunma anlamı katar
- -molekyap. e.-gil.
- -opoekson ekSonuna takıldıkları özlük isimlerine küçültme anlamı katar; -cağız; -ceğiz.
- -patırekek.Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki.
- -rakekyap. e.İsimden sıfat türeten ek. Karşılaştırma amacıyla nitelikçe daha az, oldukça, benzerlik, azlık, gibilik kavramları katarak sıfatlar türetir
- -seviekyap. e.Renklerin anlamını kısan ek; ‑imsi, ‑imtırak. al-sevi, mor-sevi.
- -sıranaekzf.-dığı zaman, -dıkça anlamı veren bir ek. gittik-sırana (gittikçe).
- a'razkelimeis.Ar.Arazlar.
- a'vankelimeis.Ar.Yardımcılar; yardakçılar.
- a'yankelimeis.Ar.Gözler.
- aahkelimeünl.Olumsuzluk ve ret bildiren halk ifadesi.