bucak
kelimeis.-ğıKöken
eT.bıç-ġaḳ > būc-ġaḳ (kesim) > bucaḳ
بوجق بوجاق
Anlamlar
- 1
{OsT}{ağız}{eAT}Köşe.
[DS]
- 2
{ağız}Kenar yer; yakın yer; taraf; öte. .
[DS]
- 3
yönt.İlçeden küçük, köyden büyük merkezî yönetim birimi; nahiye.
- 4
{ağız}Açı; zaviye.
[DS]
- 5
{ağız}Yörüklerin, sıcaktan korumak için yağ, yoğurt tuluklarını koydukları yer.
[DS]
- 6
{ağız}Köy evlerinde ocağın iki yanında oturulacak yer; ocağın yanı.
[DS]
- 7
{ağız}Memleket.
[DS]
- 8
{ağız}Semt; mahalle. 10. Dağ eteği. 11. Çay ve ırmak kıyılarındaki tarla ile su arasındaki çayırlık, sazlık, çalılık yer. 12. Irmak kıyısı; sahil. 13. Dolap.
[DS]
Bu sözcükle kurulan deyimler22
- bucak bucak
- bucak bucak aramak
- bucak bucak kaçmak
- bucak damı
- bucak dibi
- bucak üstü
- bucakda oturmak
- buldur bucak
- dip bucak
- dört bucak
- dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak
- dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
- ev bucak olmak
- kıyı bucak
- kıyıda bucakta
- köşe bucak
- köşe bucak kaçmak
- köşede bucakta kalmak
- küt bucak
- ocak bucak
- üç bucak
- yedi iklim dört bucak