1. tabankelimeis.Ayağın yere basan alt yüzü.
  2. dikmekelimeis.eT.Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
  3. kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.
  4. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  5. perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
  6. yıldızkelimeis.(Güneş ve Ay dışında) gökyüzünde nokta gibi görülen ışıklı gök cisimlerinden her biri.
  7. kalıpkelimeis.Yun.Sıvı veya toz hâldeki bir maddeye belirli bir şekil vermek amacıyla kullanılan oyuk nesne.
  8. kapakkelimeis.eT.Kapların ağızlarını veya üstlerini örtmeye yarayan hareketli parça.
  9. yakakelimeis.eT.Uç; kıyı; sınır; hudut.
  10. çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
  11. kuşakkelimeis.eT.Çeşitli amaçlarla bele sarılan, kaba kumaş veya örgüden yapılan enli şerit.
  12. tavakelimeis.Far.Yiyecekleri kızartmakta kullanılan geniş dipli, yüksek kenarlı, uzun saplı metal kap.
  13. köprükelimeis.Akarsu, dere gibi bir engel ile ayrılmış iki nokta arasında bağlantı kuran veya bir araç trafiği akışını başka bir araç trafiği akışı tarafından…
  14. kafakelimeis.Ar.İnsan vücudunun en üst, hayvan vücudunun en ön ucu; baş.
  15. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  16. koltukkelimeis.Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.
  17. gergikelimeis.Perde.
  18. topaçkelimesf.Top gibi; yuvarlak; toparlak.
  19. tırnakkelimeis.İnsan ve bazı hayvanların el ve ayak parmaklarının üst ucunda yüzeysel olarak yer alan boynuzsu tabaka.
  20. kepçekelimeis.Far.Sulu yemekleri karıştırmak ve dağıtmakta kullanılan, uzun saplı, büyük ve derin kaşık.
  21. topuzkelimesf.Top hâline getirilmiş.
  22. kızakkelimeis.Kar, buz, çimen veya toprak üstünde kayarak hareket eden tekerleksiz araç.
  23. omuzlukkelimeis.Omuza konulan herhangi bir şey.
  24. çadırkelimeis.eT.Açık havada kaba bez, çul, kilim, keçe, hasır, vb. şeylerden kurulan, toplanıp taşınabilir barınak; çerge, otağ.
  25. çarmıkkelimeis.Far.Çarmıh.
  26. kıçkelimeis.Arka; son taraf; .
  27. kulekelimeis.Ar.Değişik amaçlarla yapılmış, kara veya daire planlı çok yüksek kütlesel bağımsız yapı veya yapı bölümlerine verilen ad.
  28. taramakelimeis.Taramak eylemi.
  29. çalımkelimeis.Vuruş.
  30. çubukkelimeis.Far.Kök salıp kütük olması için yere dikilen taze dal, özellikle asma dalı.
  31. göğüskelimeis.eT.Gövdenin boyun ile karın arasında yer alan, solunum ve dolaşım organlarını içine alan kısmı; toraks.
  32. işaretkelimeis.Ar.Bir düşünceyi, bir isteği veya bir tasarımı anlatmakta kullanılan kendine özgü anlam yüklenmiş vücut ve yüz hareketleri.
  33. istifkelimeis.Lat.Eşyaların düzgün bir biçimde üst üste konulması.
  34. kılavuzkelimeis.Kumanca.Bir yabancıya yol gösteren kimse; rehber.
  35. lokmakelimeis.Ar.Ağza bir defada götürülebilecek büyüklükte katı yiyecek miktarı; küçük bir yiyecek parçası; sokum.
  36. mahmuzkelimeAr.Çizmenin arkasına takılan, binek hayvanını dürterek hızlanmasını sağlamak için yapılmış metal çıkıntı.
  37. topukkelimeis.eT.İnsan ayağının toparlakça olan alt arka bölümü.
  38. saldırmakkelimef.eT.Zarar vermek amacıyla şiddet eyleminde bulunmak; hücum etmek.
  39. yanaşmakkelimef.Yan yana gelmek; yanlarını birbirine vermek.
  40. reiskelimeis.Ar.Başkan; ser.
  41. çenekelimeis.Ağızda alt sıra dişleri taşıyan kemik; yüzün alt bölümünde yer alan ve her canlıya göre değişik biçim alan parçası.
  42. dikişkelimeis.Dikmek eylemi ve biçimi; iğne iplikle dikme.
  43. pabuçkelimeis.Far.Ayakkabı.
  44. seferkelimeis.Ar.Yolculuk.
  45. seyirkelimeis.Ar.Yürüme; yürüyüş; gidiş.
  46. soymakkelimef.(Deri için) yüzmek.
  47. tartıkelimeis.Tartmak eylemi; bu eylemin sonucu.
  48. babakelimeis.Topuz; yumru.
  49. baştankarakelimeis.Geminin baş tarafından karaya oturması.
  50. ambarkelimeis.Far.İçine tahıl, kuru erzak veya saman, ot gibi maddelerin konulduğu üstü örtülü yapı; depo; antrepo; debboy.