dikme
kelimeis.Köken
eT.tik > tik-mē (ne~)
دكمه ديكمه
Anlamlar
- 1
Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
- 2
İnşa etme; yapma; kurma.
- 3
Direk; kalas.
- 4
Bitkiyi toprağa yerleştirme işi; bu şekilde dikim yapılmış arazi ve ağaçlandırılmış alan; koru.
- 5
{OsT}{eAT}Dikilip yetiştirilen şey; yetiştirilmiş olan; fidan.
- 6
{ağız}Yeni dikilmiş ağaç; fidan.
[DS]
- 7
dnz.Yük kaldırmakta kullanılan direk ve serenden meydana gelen maçuna.
- 8
Ahşap binalarda kuşaklar arasına dik olarak yerleştirilen başlıksız direk.
- 9
Kapı ve pencerelerde düşey kenarları meydana getiren parçaların her biri.
- 10
mat.Bir doğru veya düzlemle dik açı yapan doğru.
- 11
{OsT}Destek; dayak.
- 12
{ağız}Ağaç direk; kalas.
[DS]
- 13
{ağız}Fide.
[DS]
- 14
{ağız}Elle dikilen tohum.
[DS]
- 15
{ağız}Tohumluk soğan; ıska.
[DS]
- 16
{ağız}Fidanlıktan çıkmış ağaç; genç ağaç.
[DS]
- 17
{ağız}Yerinden sökülmemiş ağaç gövdesi.
[DS]
- 18
{ağız}Çelikleme yoluyla dikilen kavaklık ya da söğütlük.
[DS]
- 19
{ağız}Budanmış palamut ağacı.
[DS]
- 20
{ağız}Yazın koyunları yatırmak için parmaklık şeklinde kazık çakılarak yapılmış ağıl.
[DS]
- 21
{ağız}Bacak.
[DS]
- 22
{ağız}Bir şehre veya köye dışarıdan gelerek yerlilerden kız alan erkek.
[DS]
- 23
{ağız}İç güveyisi.
[DS]
- 24
{ağız}Bir ailenin tek çocuğu.
[DS]
- 25
sf.Dikey.
- 26
Dikilmiş olan; dikerek yetiştirilmiş olan.