kılavuz

kelimeis.

Kumanca.kalauz / Soğd. kulabuz > kılavuz

  1. 1

    Bir yabancıya yol gösteren kimse; rehber.

  2. 2

    Yapılacak bir işte yanılmayı önlemek için yol, yöntem veya bilginin doğrusunu gösteren şey; rehber.

  3. 3

    mecaz.Manevi ve zihinsel yönden bir topluluğa, bir ülkeye yön veren, önderlik eden, yol gösteren kimse.

  4. 4

    Evlenmek isteyenlere aracılık eden ve düğün hazırlıklarında yardımcı olan kimse.

  5. 5

    Herhangi bir konuda yol gösteren el kitabı.

  6. 6

    Bir somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan teknik araç.

  7. 7

    Bir boru içinden veya dar ve uzun boşluktan tel, ip vb. şeyleri geçirmekte kullanılan bükülgen ve dayanıklı tel.

  8. 8

    Sinema filmi, fotoğraf filmi, ses kayıt bandı gibi araçlarda asıl kaydın yapılacağı ya da bulunduğu yerin öncesinde makinenin sarım veya çekimi için kullanması gereken boşluk alan.

  9. 9

    dnz.Deniz araçlarının, liman, haliç, boğaz ve kanal gibi tehlikeli yerlerde güvenle seyredebilmesi için ilgili yerden almak zorunda oldukları, yolu ve denizi bilen yol gösterici kaptan.

  10. 10

    sf.yol gösteren; kılavuz olan.