kule

kelimeis.

Ar.ḳall (yükseltme) > ḳulle

قله

  1. 1

    Değişik amaçlarla yapılmış, kara veya daire planlı çok yüksek kütlesel bağımsız yapı veya yapı bölümlerine verilen ad.

  2. 2

    Bazı ev, köşk veya sarayların üst bölümlerinde bulunan büyük pencereli, her tarafı gören çıkıntılı yüksek bölüm; cihannüma.

  3. 3

    as.Eskiden bir kale veya surun bir bölümünü oluşturan kare veya daire planlı yüksek savunma ve tahkimat ögesi.

  4. 4

    Bir dağın en yüksek noktası; tepe.

  5. 5

    Askılı veya asma köprülerde kabloların bağlandığı metal veya betonarme olarak imal edilmiş dikey taşıyıcı eleman.

  6. 6

    Eskiden yangınları gözetlemek ve haber vermek amacıyla kurulmuş yüksek gözetleme yeri; yangın kulesi; yangın gözetleme yeri.

  7. 7

    dnz.Savaş gemilerinin, çeşitli katlarında köprü üstleri, gözetleme yerleri, ateş idare yerleri gibi bölümlerin bulunduğu yüksek kısım.

  8. 8

    Cambazların birbiri üstüne çıkarak yaptıkları denge gösterisi.

  9. 9

    Yüzücülerin atlama ile dalış arasında çeşitli gösteriler yapabilmeleri için yeterli imkânı sağlamak üzere kurulmuş yüksek iskele.

  10. 10

    Kiliselerde çanların bulunduğu yüksek yapı; çan kulesi.

  11. 11

    {ağız}Bağ evi.

    [DS]