1. pencekelimeis.Far.Pençe.
  2. pencerekelimeis.Far.Bir yapının dış duvarlarındaki açıklıklara yerleştirilen, doğal aydınlatmayı ve dışarının görülebilmesini, içerinin havalandırılmasını sağlayan,…
  3. perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
  4. peykkelimesf.Far.Haber getiren.
  5. pişekelimeis.Far.Meslek; iş; sanat.
  6. tabakakelimeis.Ar.Birbiri üzerine yığılmış, sıralanmış ögelerden her biri; kat; katman.
  7. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  8. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  9. tazekelimesf.Far.(Bitki için) henüz kendi öz suyunu kaybetmemiş olan; kurumamış ve pörsümemiş olan; körpe.
  10. terazikelimeis.Far.Kütleleri ölçmekte kullanılan bir kolun iki ucuna kefeler konulmuş tartı aracı; mizan.
  11. tufankelimeis.Ar.din. Nuh peygamber zamanında, inkârcı ve sapkın insanları cezalandırmak için Allah tarafından yağdırıldığına inanılan yağmur ve kasırga afeti.
  12. tuzlukelimesf.eT.Tuzu olan; içinde tuz bulunan; tuz içeren ya da tuzlanmış olan.
  13. uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
  14. ucuzkelimesf.eT.Piyasada benzerlerine göre daha düşük fiyatla satılan; pahalı olmayan.
  15. ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
  16. uyanıkkelimesf.Uyku durumunda olmayan; uyanmış; uyumamış; uyumayan.
  17. uyanmakkelimef.eT.Uyku durumundan çıkmak.
  18. uykukelimeis.eT.Organizmada organik işlevin, sinir duyumunun, istemli kas hareketlerinin azalması ve bilincin kaybolması ile ortaya çıkan, normal, geçici, düzenli…
  19. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  20. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  21. yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
  22. yankelimeis.Taraf.
  23. yapışkankelimesf.Yapışma özelliği olan; yapışıcı.
  24. yapışmakkelimef.eT.Yapıştırıcı bir maddenin etkisi ile bir yüzeye, oradan ayrılmayacak, kopmayacak biçimde sımsıkı bağlanmak; orada sabitleşmek; kalmak; tutunmak.
  25. yarımkelimeis.Bir bütünün yarısı; bir şeyin yarısı; herhangi bir şeyin ikiye ayrılmış olan parçalarından her birisi.
  26. yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
  27. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  28. yazkelimeis.Bahar mevsimi; ilkbahar; ilk yaz.
  29. yazıkelimeis.Yazma eylemi.
  30. yazmakkelimef.Söz ya da düşünceyi özel işaret ve harflerle ifade etmek.
  31. yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
  32. yenmekkelimef.Bir savaşta silah gücüyle ona boyun eğdirmek; üstünlük sağlamak; savaşı kazanmak; galip gelmek; üstün gelmek; zafer kazanmak.
  33. yerkelimeis.Toprak.
  34. yetmekkelimef.Bir şey başka bir şeyi karşılayabilecek ölçüde ve miktarda olmak; bir ihtiyacı karşılayacak, giderecek nitelikte ve ölçüde olmak; yeterli olmak; kâfi…
  35. yetmişkelimeis.Altmış dokuzdan sonra gelen sayı; 70.
  36. yırtıcıkelimesf.Yırtan; parçalayan.
  37. yırtmakkelimef.Parçalamak.
  38. yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
  39. yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
  40. yoksulkelimesf.Geçinmekte güçlük çeken; parasal olanakları kısıtlı olan; fakir.
  41. yokuşkelimesf.Yataya göre yükselerek devam eden yer.
  42. yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
  43. yükkelimeis.Ağırlık.
  44. yukarıkelimeis.eT.Üstte bulunan konum; üst.
  45. yüksekkelimesf.Benzerlerine göre taban sayılan altı ile üstü arasındaki dikey yöndeki uzaklık çok olan; uzamış.
  46. yuvakelimeis.Kuşların, sürüngenlerin, balıkların, böceklerin vb. hayvanların yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrulamak, yavrularını büyütmek için türlü şeylerden…
  47. yüzkelimeis.eT.Bir şeyin üst kısmı; yüzey; satıh.