110 madde
- kanatmakkelimef.eT.Kanamasına sebep olmak.
- kancarukelimezf.eT.Nereye.
- kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
- karkelimeis.eT.Atmosferde bulunan su buharının donmasıyla meydana gelmiş, hafif tanecikler hâlinde uçuşarak yağan beyaz renkli su kristalleri.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- katkelimeis.eT.Bir büyüğün huzuru; huzur; yan; makam; mevki.
- katıkelimesf.eT.Yumuşak olmayan; sert; pek; sağlam.
- katlanmakkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak. [Yüknekî]
- katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
- kavramakkelimef.eT.Sıkmak.
- kayınkelimeis.eT.Kardeş.
- kayınkelimeis.eT.Telek damarlı, dişli almaşık yapraklı, on beş kadar türü bulunan, güzel görünüşlü orman ağacı; betula, (Fagus oriantalis, F. sylvatica).
- kayışkelimeis.eT.Bir şeyi, sıkarak bağlamak, tutturmak, belli bir konumda tutmak amacıyla kullanılan dar ve uzun kesilmiş kösele dilimi; kemer.
- kayıtmakkelimef.eT.Geri dönmek.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kaymakkelimeis.eT.Sütün yüzeyinde toplanan, açık sarı renkli yağ katmanı; krema.
- kazanmakkelimef.eT.Kazanç sağlamak; kâr elde etmek.
- kertmekelimeis.eT.Çentik açma eylemi; çentme; kertik açma.
- kimkelimezm.eT..İnsanlar için kullanılan soru ve belirsizlik zamiri. [Yüknekî]
- kırkelimeis.eT.Yerleşim birimi dışında olan yerler; şehir ve kasabalar dışında kalan yerler.
- kirişkelimeis.eT.Sinir ve bağırsaktan yapılan tel çeşidi.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
- kıyıkelimeis.eT.Kenar; uç.
- kıymakelimeis.eT.Kıymak eylemi.
- kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
- koçkelimeis.eT.Damızlık erkek koyun.
- kohukelimeis.eT.Koku.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- konukkelimeis.eT.Birinin evine veya yanına geçici olarak kalmak üzere gelen kimse; misafir; mihman.
- kopmakkelimef.eT.(Tel, ip, halat vb. için) üzerine uygulanan çekme kuvveti dolayısıyla iki parçaya ayrılmak.
- koymakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; yerleştirmek; dökmek; çalkalamak. [Yüknekî]
- kükremekkelimef.eT.(Aslan için) bağırmak.
- kumakelimeis.eT.Eskiden erkeklerin birinci eşleri dışında aldıkları odalıkların her biri; cariye.
- küpekelimeis.eT.Genellikle kadınların kulaklarına taktıkları, değişik biçim ve maddelerden yapılmış süs eşyası.
- kürkkelimeis.eT.İşlenerek giyecek yapımında kullanılan ve bazı hayvanlardan elde edilen, ince, sık tüylü hayvan postu.
- kurtkelimeis.eT.Köpekgillerden, köpeğe çok yakın, boyu yüksek, gövdesi ince, böğürleri çökük, ayakları ince, kuyruğu tüylü ve sarkık, postu gri sarı, uzun ve sivri…
- kuşanmakkelimeeT.Herhangi bir şeyi beline takmak.
- kuskunkelimeis.eT.At, eşek kuyruğu altından geçirilerek eyere, semere, palana bağlanan kayış kuşak.
- kuyrukkelimeis.eT.Hayvanların çoğunda, gövdenin arka tarafında omurganın uzantısı olarak yer alan uzun ve esnek organ.
- kuyukelimeis.eT.Yer altı suyundan yararlanmak amacıyla, su buluncaya kadar kazılarak etrafına duvar örülmüş, çoğunlukla yuvarlak görünümlü büyük çukur.
- ormankelimeis.eT.Ağaçlarla örtülü geniş alan; bu ağaçların tümü.
- sasıkelimesf.eT.Çürük ve küf kokusu çıkaran.
- söğlükkelimeis.eT.Kebap şişi.
- uçkelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
- uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
- uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
- uğraşmakkelimef.eT.Karşılaşmak; rast gelmek; rastlamak; kavuşmak.
- uğurkelimeis.eT.Yol; yolculuk.