koymak
kelimef.Köken
eT.*ḳo-maḳ (koymak) > ḳo-ḏ-maḳ > ḳoy-maḳ / ḳo-maḳ
قويمق
Anlamlar
- 1
{eAT}{eT}Bırakmak; terk etmek; yerleştirmek; dökmek; çalkalamak. [Yüknekî]
[DK][DLT][EUTS][Gabain][OKD]
- 2
{eT}Ayırmak; çıkarmak.
[EUTS]
- 3
Bir şeyi artık elinde tutmayıp bir yere bırakmak; bir yere yerleştirmek.
- 4
(Bedenin bir bölümünü) bir yere veya bir şeyin üzerine bırakmak, bir şeye dayamak, yaslamak.
- 5
Bir şeyi bir yere iliştirmek; tutturmak; dikmek; takmak; yerleştirmek.
- 6
Birini veya bir şeyi bir yere bırakıp kaçmak; terk etmek; bırakmak.
- 7
Bir kimseyi veya bir şeyi belli bir durumda bekletmek; kasıtlı veya kasıtsız olarak öyle durmasını sağlamak; öyle bırakmak.
- 8
Bir kimseyi, başka birine bırakmak; feda etmek; vermek.
- 9
Birine yiyecek, içecek vb. ayırmak, bırakmak.
- 10
(İmza, tarih, isim, adres için) bir yazının altına veya üstüne yazmak.
- 11
(Yemek için) pişmesini sağlamak için ateşte tutmak; ocağın üstüne yerleştirmek.
- 12
Bir işin yapılması için belirli bir para ayırmak; ödenek ayırmak.
- 13
(Para için) bir miktar biriktirmek; bankaya yatırmak; gelir getirici bir işe harcamak.
- 14
(Kumar, bahis vb. için) bir miktar para vermek; yatırmak.
- 15
(Yasa, kural, yasak vb.) çıkarmak; belirlemek; başlatmak; uygulamak.
- 16
Bir kimseyi, bir şeymiş gibi saymak; öyleymiş gibi davranmak.
- 17
(Nöbetçi, gözcü vb.) dikmek; yerleştirmek.
- 18
Nesneleri ve insanları belirli bir düzene göre sıralamak; dizmek.