1. bağkelimeis.eT.Bağlamaya yarayan ip, tel ve şerit gibi düğümlenebilir nesne.
  2. bağırkelimeis.eT.Göğüs; sine.
  3. bağırmakkelimef.eT.Korku, öfke ve heyecan gibi duygularını yüksek sesle belirtmek; haykırmak.
  4. bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
  5. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  6. basıkkelimesf.eT.Basılmış; basılı olan.
  7. bayrakkelimeis.eT.Bir milletin kendine sembol olarak seçtiği işaret ve renklerden meydana gelmiş, bir gönderin ucuna takılı, toplumun birleşme sembolü olarak…
  8. bayramkelimeis.eT.Özel eğlence ve tören düzenlenerek kutlanan dinî ve millî önemi olan gün.
  9. bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
  10. belgekelimeis.eT.Bir gerçeği aydınlatmak veya bir hak iddia etmek için kullanılabilecek yazılı bilgi, fotoğraf, resim vb. şeyler; vesika; doküman, (1935).
  11. biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
  12. bıkmakkelimef.eT.Tekrarlanan şeyler yüzünden insanın doygunluğa ve yorgunluğa ulaşması sonucu istemezlik durumu ortaya çıkmak.
  13. bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
  14. bitmekkelimef.eT.(Para, yiyecek vb. için) hiç kalmamak; tükenmek.
  15. böcekkelimeis.eT.Trake solunumu yapan, başı göğsünden ayrı, her bir parçası birbirine eklemle bağlanan ve birer çift bacak bulunan üç boğum gövdeli, omurgasız küçük…
  16. boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
  17. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  18. boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
  19. boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
  20. boyakelimeis.eT.Renklendirmek veya dış etkenlerden korumak amacıyla eşyanın dışına sürülen veya içine katılan renkli madde.
  21. boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
  22. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
  23. budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
  24. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  25. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  26. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  27. bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
  28. buzlukkelimeis.eT.Yiyecek ve içecekleri bozulmaması için buz içinde saklamaya yarar kap, küçük dolap.
  29. çiçekkelimeis.eT.Üstün yapılı, tohumlu bitkilerin bir kılıfla çevrili üreme organlarını taşıyan, parlak renkli, güzel ve gösterişli, hoş kokulu bölümü.
  30. çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
  31. çıkıkelimeis.eT.Çıkın; küçük bohça; .
  32. çıyankelimeis.eT.Çokayaklılardan sıcak yerlerde yaşayan, yirmi bir çift eklem bacağı olan, sarımsı esmer renkli, zehirli bir böcek, (Scolopedra).
  33. dağılmakkelimef.eT.Toplu hâlde bulunurken birbirinden ayrılıp uzaklaşmak.
  34. dalkelimeis.eT.Ağaçlarda ayrılan odunsu uzantılardan her biri.
  35. dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
  36. dalaşmakkelimef.eT.(Köpekler için) boğuşup birbirini ısırmak.
  37. dalgakelimeis.eT.Su yüzeyinde rüzgâr, deprem gibi doğal etkenlerin meydana getirdiği alçalıp yükselme biçimindeki kıvrımlı hareket.
  38. damarkelimeis.eT.Canlı varlıkların kan dolaşımını sağlayan kanal.
  39. damgakelimeis.eT.Bir şeyin üzerine işaret, iz koymaya yarayan alet; mühür.
  40. damlamakkelimef.eT.Damla biçiminde tane tane düşmek.
  41. darkelimesf.eT.İçine alacağı nesneye oranla ölçüleri küçük olan.
  42. delmekkelimef.eT.Delik açmak.
  43. denkkelimeis.eT.Yük hayvanlarının iki tarafına yükletilen yükün her biri; içi dolu çuval.
  44. depremkelimeis.eT.Yer kabuğunun belirli bir derinliğinde meydana gelen kırılma, çökme ve yanardağ patlamalarının sebep olduğu anî ve yıkıcı sarsıntılı hareket; yer…
  45. deprenmekkelimef.eT.Kıpırdanmak, hareket etmek; yerinden oynamak; sarsılmak.
  46. derinkelimesf.eT.Dibiyle yüzeyi arasındaki uzaklık çok olan.
  47. deşilmekkelimef.eT.Yarılarak içi dışına çıkarılmak.
  48. deşmekkelimef.eT.İçini çıkarmak.
  49. devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
  50. devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.