500+ madde
- kesmekkelimef.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- dolamakelimeis.eT.Bir şeyi başka bir şeyin etrafına çevirerek sarma eylemi.
- kazımakkelimef.Kazmak; eşmek; deşmek. [Yüknekî]
- inmekkelimef.Yukarıdaki bir yerden daha aşağıdaki başka bir yere doğru gelmek.
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- sıyırmakkelimef.Hızlı sürtünmek suretiyle bir şeyin üzerinden küçük bir parça koparmak.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- tipkelimeis.Yun.Aynı cinsten varlıkların veya nesnelerin tümünün temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan kalıplaşmış ideal örnek.
- sukelimeis.eT.Kimyasal olarak bir oksijen, iki hidrojen atomundan meydana gelmiş, 0 sıcaklığında sıvı hâlde bulunan, tatsız, kokusuz, renksiz madde.
- savunmakelimeis.Savunmak eylemi.
- tablokelimeis.Fr.Üzerine resim yapılmış çerçeveli levha; bu şekilde yapılmış resim.
- batakkelimeis.Üzerine basıldığı zaman çöken çamurlaşmış toprak.
- dikişkelimeis.Dikmek eylemi ve biçimi; iğne iplikle dikme.
- haltkelimeis.Ar.Karışma.
- irtifakkelimeAr.Bir şeye dayanma; yaslanma; dirseğini kendine destek yapma.
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- patlamakelimeis.Patlamak eylemi.
- silgikelimeis.Kurşun kalem, mürekkepli kalem, daktilo vb. araçlarla yazılmış yazıları silmeye yarayan kauçuktan yapılma araç.
- kabukkelimeis.Bitkilerin gövde ve dallarının dış yüzeyini kaplayan, genişleme ve kalınlaşmaya uygun kısmı.
- müdahalekelimeis.Ar.Başkasının yapmakta olduğu iş veya davranışı değişik biçimlerde yönlendirmek veya etkilemek için yapılan girişim; karışma; el atma.
- temizlemekkelimef.Bir yeri veya nesneyi kirleten şeylerden arındırmak; temiz duruma getirmek; arındırmak; arıtmak; paklamak.
- a'ilkelimesf.Ar.Ailesinin geçimini sağlayan; ailesine bakan.
- akarcakelimeis.Akarsu.
- devrekelimeis.Ar.Dönüş; dönme.
- evrekelimeis.Tekrar.
- ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
- nöbetkelimeis.Ar.Sıra; keşik.
- operatörkelimeis.Fr.Cerrahi işlem yapma yetkisi ve bilgisi olan hekim; ameliyat doktoru; cerrah.
- sızmakelimeis.Sızmak işi.
- şüphelikelimesf.Kuşkusu olan; kuşku içinde bulunan; kuşkulu; septik.
- vericikelimesf.Bir şey veren.
- tamponkelimeis.Fr.Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış tıkaç.
- yanıkarakelimeis.Karakabarcık; şarbon.
- yayılmakelimeis.Yayılmak eylemi.
- arpacıkkelimeis.Göz kapağının kenarında beliren iltihaplı çıban; it dirseği.
- damlalıkkelimeis.Sıvıyı damla hâlinde akıtmak için özel olarak yapılmış bir ucu kauçuk başlıklı, diğer ucu sivri cam veya metal gereç.
- dorukkelimeis.Dağ, tepe gibi yeryüzü yükseltilerinin en yüksek ucu; tepe; zirve; uç.
- kronikkelimeis.Yun.Olayların tarih veya oluş sırasına göre yazıldığı tarih; ruzname; vakayiname.
- lekekelimeis.Far.Kirliliği gösteren iz; kir izi.
- suskunlukkelimeis.Suskun olma durumu; sukûtîlik.
- titrekkelimesf.Küçük ve hızlı salınım hareketleri yapan; titreyen.
- üflemekkelimef.Dudakları büzerek dışarıya basınçla soluk vermek.
- yırtıkkelimesf.Yırtılmış olan.
- muhbirkelimesf.Ar.Bildiren; haber veren; ihbar eden.
- taşlıkelimesf.Taş bulunan; içinde taş olan.
- tespitkelimeis.Ar.Bir nesneyi yerinden kıpırdamaz duruma getirme.