parça

kelimeis.

Far.pāre (parça) + -çe (küçültme eki) > pār-çe

پارچه

  1. 1

    Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.

  2. 2

    Bir bütün veya daha büyük sayılan nesneden ayrılan, kesilen, kırılan bölümlerden her biri.

  3. 3

    Kasaplık hayvanların vücutlarının herhangi bir bölümü.

  4. 4

    Bir bütünü, bir diziyi oluşturan ögelerin her biri; birkaçı bir araya gelince bir bütün oluşturan şeylerin her biri.

  5. 5

    Değer ve güzellik bakımından beğenilen nesne.

  6. 6

    (Sayı sıfatı ile birlikte) tane; adet.

  7. 7

    Bir makine veya aygıtı oluşturan elemanlardan her biri.

  8. 8

    ed.Bir eserden alınan küçük bölüm; metin.

  9. 9

    dbl.Bir ölçüte göre yapılmış çözümlemenin sonunda, çözümlenen bütünden arta kalan ögelerden her biri.

  10. 10

    müz.Bir müzik eseri veya onun bir bölümü.

  11. 11

    mat.Bağlantılı ve sınırlı doğru bölüntüsü.

  12. 12

    mat.Alt küme.

  13. 13

    Bir giyim birimi.

  14. 14

    Birleştirilmeden önce bir giysinin kısımlarından her biri.

  15. 15

    İşlenmek üzere hazırlanmış ya da işlenmiş metal nesne.

  16. 16

    Bir yırtığı onarmak amacıyla içten dikilen kumaş.

  17. 17

    tıp.Biyopsi ya da başka amaçla bir organdan alınan küçük doku.

  18. 18

    sin.Bir filmin tanıtım bölümü; fragman.

  19. 19

    mecaz.(Tamlanan olarak kullanıldığında) tamlayanı aşağılar; küçültür; değersiz sayma bildirir. Usta parçası.

  20. 20

    (Tamlayan olarak kullanıldığında) tamlayana benzer; onun gibi anlamıyla yüceltir. Ay parçası.

  21. 21

    argo.Çok güzel ve çekici kadın.

  22. 22

    argo.Esrar.

  23. 23

    {ağız}Para.

    [DS]

  24. 24

    sf.Bütün olmayan.

  25. 25

    Çok az miktar; bir miktar; biraz.

  26. 26

    zf.Az miktarda.