düşük
kelimesf.-ğüKöken
eT.tüş-mek > tüş-ük > düş-ük
Anlamlar
- 1
Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- 2
Bulunduğu yerden daha aşağı indirilmiş, sarkıtılmış olan.
- 3
Bilinen ölçülere göre daha az değerde olan; değersiz.
- 4
(Para için) alım gücü azalmış.
- 5
{ağız}mecaz.Yaşayışı içinde bulunulan toplumun ahlâk kurallarına ters olan; onurunu ve saygınlığını yitirmiş; bayağı; adî; aşağılık.
[DS]
- 6
{ağız}(Kadın için) ahlâk, yasa ve törelere karşı ilişkide bulunan; fahişe.
[DS]
- 7
{ağız}(Kişi için) durumu, davranışları ve giyinişi hoş olmayan; biçimsiz; düzensiz.
[DS]
- 8
dbl.(Cümle için) sözdizimi kurallarına uygun olmayan.
- 9
(Siyasî liderler için) iktidardan düşmüş veya düşürülmüş.
- 10
(Metal para veya ziynet eşyaları için) değerli maden oranı bilinenden daha az olan.
- 11
tıp.is.Gelişimi tamamlanmadan ölü olarak doğan çocuk; cenin-i sâkıt; bu şekilde yapılan doğum; sâkıt.
- 12
{ağız}Ormanda çürüyerek yıkılmış ağaç veya odun.
[DS]
- 13
{ağız}Ağaç kütüğü.
[DS]
- 14
{ağız}Tandırda pişerken küle düşen ve orada pişen ekmek veya ekmek parçası.
[DS]
Bu sözcükle kurulan deyimler26
- beli düşük
- çenesi düşük
- dımısı düşük
- düşük ayar
- düşük don
- düşük etek
- düşük kapasite ile çalışma
- düşük kemer
- düşük üretim
- düşük yapmak
- eteği düşük
- kalitesi düşük olmak
- kulağı düşük
- kuskunu düşük
- mıngılı düşük
- omzu düşük
- paçası düşük
- şalvarı düşük
- süğsünü düşük
- süksünü düşük
- sümsürüğü düşük
- süngüsü düşük
- süngüsü düşük olmak
- suyu düşük
- voltajı düşük
- yıldızı düşük