dolama

kelimeis.

eT.tol-ġā-mak > dola-ma

طولمه طولامه

  1. 1

    Bir şeyi başka bir şeyin etrafına çevirerek sarma eylemi.

  2. 2

    {eAT}Sarılmış bir şeyin her katı.

  3. 3

    tıp.Tırnak dolaylarında çıkan iltihaplı ve ağrılı yara; et yaran; kurlağan.

  4. 4

    Elbise üstlerine giyilen önü açık bir tür üstlük.

  5. 5

    Helezonlu dallar veya çiçeklerle meydana getirilen barok veya rokoko üslûbu süsleme motifi.

  6. 6

    {OsT}Avşar kadınlarının giydiği, lacivert eteklik.

    [DK]

  7. 7

    {eAT}Yeniçerilerin çuha elbisesi.

    [DK]

  8. 8

    {ağız}{eAT}Baş örtüsü.

    [DK][DS]

  9. 9

    {ağız}{eAT}Gömlek; mintan.

    [DK][DS]

  10. 10

    {ağız}{eAT}Sarık.

    [DK][DS]

  11. 11

    {ağız}Eteklik.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Önlük; peştamal.

    [DS]

  13. 13

    Sedir yastıkları üzerine örtülen dokuma örtü, yaygı.

  14. 14

    {ağız}Dönemeç.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Asma yapraklarından yapılan sarma.

    [DS]

  16. 16

    {ağız}Oklavaya sararak yuvarlatılmış yufkayı tepsiye iç içe halkalar şeklinde döşedikten sonra pişirilen börek.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Yufkanın içine ceviz koyup tepsinin içine çörekleme dizerek yapılan bir tür tatlı.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Helezon şeklindeki çoban sopası.

    [DS]