- argurmakkelimef.Yormak.
- arıtmakkelimef.Çocuğu sünnet etmek.
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- banmakkelimef.Bağlanmak.
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- bedüklemekkelimef.Büyük saymak.
- bertmekkelimef.Ezmek; çiğnemek; berelemek; kırmak; parçalamak.
- bukmakkelimef.Bükmek; kıvırmak; .
- bulgamakkelimef.Karıştırmak; bulaştırmak; bulamak.
- bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
- çagılamakkelimef.Çağırmak; seslenmek.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- edikmekkelimef.Başarmak.
- eretmekkelimef.(Hayvan için) taşağını çıkarmak; iğdiş etmek.
- esenlemekkelimef.Sağlık ve mutluluk dilemek; iyi dileklerle selamlamak; esenlik dilemek.
- esmekkelimef.Uzatmak; germek.
- etikmekkelimef.Başarmak.
- etişmekkelimef.Barıştırmak.
- ırgamakkelimef.Sallamak; ırgalamak; sarsmak; yerinden oynatmak; kımıldatmak.
- irmekkelimef.(Duvar vb. için) yarmak; gedik açmak; çentmek.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- kadıtmakkelimef.Çevirmek; döndürmek; bükmek.
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kısganmakkelimef.Kıskanmak.
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- konuklamakkelimef.Birini misafir olarak alıkoymak; yemeğe çağırmak; misafir etmek; konuk etmek; ağırlamak.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- otamakkelimef. is.Otları veya ot türünden olan bitkileri kesmek, yapraklarını budamak.
- oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
- oynatmakkelimef.Oynamasını sağlamak.
- sızgurmakkelimef.Sızdırmak; eritmek.
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- taplamakkelimef.Sevmek.
- tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
- tutmakkelimef.Tutmak; elinde bulundurmak; eliyle kavramak; kavrayarak eline almak; almak.
- tutturmakkelimef.Tutmasını sağlamak.
- türçitmekkelimef.Başlatmak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- üşütmekkelimef.Üşümesine neden olmak.
- yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.