1. tanıkkelimeis.eT.Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
  2. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  3. tatkelimeis.eT.Bazı maddelerin tat alma organı üzerinde bırakmış olduğu etki; böyle bir etki bırakma özelliği.
  4. tatmakkelimef.Bir yiyecek ve içeceğin tadını, kalitesini kontrol etmek amacıyla ağza biraz almak, çiğnemek ve yemek; tadına bakmak.
  5. tatsızkelimesf.(Yiyecek, içecek için) tatlılık derecesi bilinen ya da beklenenden daha az olan.
  6. terkelimeis.Korunma, vücudu soğutma, zararlı maddeleri vücuttan atma gibi işlevleri yerine getirmek için, deriden sızan, renksiz, tuzlu ve kendine özgü kokusu…
  7. titremekkelimef.Küçük fakat hızlı salınım hareketi yapmak.
  8. titretmekkelimef.(Kişi, nesne vb. için) titremesine neden olmak; titremesini sağlamak; titrer hâle getirmek.
  9. tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
  10. tükenmekkelimef.eT.Kalmamak; tümüyle bitmek; sona ermek; hiç kalmamak.
  11. tükürmekkelimef.Ağızda toplanan salgıyı sesli olarak dışarı atmak.
  12. tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
  13. uyumakkelimef.eT.(İnsan ve hayvan için) uykuya dalmış olmak; uyku durumunda bulunmak.
  14. uyutmakkelimef.Uykuya dalmasını sağlamak; uyumasını sağlamak; uykuya daldırmak.
  15. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  16. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  17. yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
  18. yamamakkelimef.Delinmiş, yırtılmış bir giyecek ya da eşyanın delik yerinin üzerine parça koyarak onarmak; yama yapmak; yama koymak.
  19. yanmakkelimef.Tutuşmak.
  20. yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
  21. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  22. yavrukelimeis.eT.Kuş yavrusu.
  23. yazkelimeis.Bahar mevsimi; ilkbahar; ilk yaz.
  24. yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
  25. yırtmakkelimef.Parçalamak.
  26. yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
  27. yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
  28. yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
  29. yoldaşkelimeis.Bir kimseye çıktığı yolda arkadaşlık, eşlik eden kimse; yol arkadaşı.
  30. yolmakkelimef.(Bitki, kıl vb. için) sabit durduğu yerden çekip çıkarmak; koparmak; yolmak için kaynar suya bırakmak.
  31. yükkelimeis.Ağırlık.
  32. yüklemekkelimef.Yük vurmak; yüklü hâle getirmek.
  33. yüksekkelimesf.Benzerlerine göre taban sayılan altı ile üstü arasındaki dikey yöndeki uzaklık çok olan; uzamış.
  34. yumuşakkelimesf.Dokunulduğunda bir sertlik duyusu uyandırmayan; içeri doğru göçüveren; katı olmayan.
  35. yumuşatmakkelimef.Yumuşamak eylemini gerçekleştirmek; yumuşak hâle getirmek.
  36. yutmakkelimef.(Yiyecek, içecek vb. için) ağızda bulunan o yiyecek ve içeceği yutaktan geçirerek mideye indirmek.