- tanıkkelimeis.eT.Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- tatkelimeis.eT.Bazı maddelerin tat alma organı üzerinde bırakmış olduğu etki; böyle bir etki bırakma özelliği.
- tatmakkelimef.Bir yiyecek ve içeceğin tadını, kalitesini kontrol etmek amacıyla ağza biraz almak, çiğnemek ve yemek; tadına bakmak.
- tatsızkelimesf.(Yiyecek, içecek için) tatlılık derecesi bilinen ya da beklenenden daha az olan.
- terkelimeis.Korunma, vücudu soğutma, zararlı maddeleri vücuttan atma gibi işlevleri yerine getirmek için, deriden sızan, renksiz, tuzlu ve kendine özgü kokusu…
- titremekkelimef.Küçük fakat hızlı salınım hareketi yapmak.
- titretmekkelimef.(Kişi, nesne vb. için) titremesine neden olmak; titremesini sağlamak; titrer hâle getirmek.
- tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
- tükenmekkelimef.eT.Kalmamak; tümüyle bitmek; sona ermek; hiç kalmamak.
- tükürmekkelimef.Ağızda toplanan salgıyı sesli olarak dışarı atmak.
- tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
- uyumakkelimef.eT.(İnsan ve hayvan için) uykuya dalmış olmak; uyku durumunda bulunmak.
- uyutmakkelimef.Uykuya dalmasını sağlamak; uyumasını sağlamak; uykuya daldırmak.
- yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
- yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
- yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
- yamamakkelimef.Delinmiş, yırtılmış bir giyecek ya da eşyanın delik yerinin üzerine parça koyarak onarmak; yama yapmak; yama koymak.
- yanmakkelimef.Tutuşmak.
- yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yavrukelimeis.eT.Kuş yavrusu.
- yazkelimeis.Bahar mevsimi; ilkbahar; ilk yaz.
- yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
- yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
- yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
- yoldaşkelimeis.Bir kimseye çıktığı yolda arkadaşlık, eşlik eden kimse; yol arkadaşı.
- yolmakkelimef.(Bitki, kıl vb. için) sabit durduğu yerden çekip çıkarmak; koparmak; yolmak için kaynar suya bırakmak.
- yükkelimeis.Ağırlık.
- yüklemekkelimef.Yük vurmak; yüklü hâle getirmek.
- yüksekkelimesf.Benzerlerine göre taban sayılan altı ile üstü arasındaki dikey yöndeki uzaklık çok olan; uzamış.
- yumuşakkelimesf.Dokunulduğunda bir sertlik duyusu uyandırmayan; içeri doğru göçüveren; katı olmayan.
- yumuşatmakkelimef.Yumuşamak eylemini gerçekleştirmek; yumuşak hâle getirmek.
- yutmakkelimef.(Yiyecek, içecek vb. için) ağızda bulunan o yiyecek ve içeceği yutaktan geçirerek mideye indirmek.