tanık
kelimeis.-ğıKöken
eT.ta-n-uk
طنق
Anlamlar
- 1
{OsT}{eAT}{eT}Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
[Mühennâ]
- 2
huk.Mahkemeye görülen dava ile ilgili olarak bildiklerini ve gördüklerini anlatması için çağrılan kimse; şahit.
- 3
Resmî bir işlem yapılırken, bir belge imzalanırken gerektiği zaman bu işlemin doğruluğunu belirtmek amacıyla orada hazır bulunan ve bu amaçla imza koyan kişi; şahit.
- 4
Bir düellonun koşullarını saptamakla görevli kimse; şahit.
- 5
dbl.Bir sözcüğün, bir dil biçiminin tarihlenen ilk biçimi, ilk kullanım örneği.
- 6
Bir deney düzeneğinde, karşılaştırma yapabilmek için herhangi bir işlem görmeyen bitki, ya da bitkilerin bulunduğu parsel.
- 7
mecaz.Bir iddianın gerçekliğini doğrulamak amacıyla gösterilen örnek.
- 8
{OsT}{eAT}İddiayı ispatlamaya yarar belge; delil; bürhan; beyyine; hüccet.
- 9
{ağız}Heykel; anıt.
[DS]
- 10
{ağız}Hedef; erek.
[DS]