- bagarkelimeis.Karaciğer.
- bagırkelimeis.Karaciğer; .
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
- bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
- erkekkelimeis.İnsan, hayvan ve bitkilerin dişi cinsini dölleyici olanı.
- evkelimeis.eT.İnsanların barınması için yapılmış bina.
- igekelimeis.Sahip; bey.
- ısırmakkelimef.Sokmak.
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
- kazkelimeis.Erkeği ve dişisi birbirine çok benzeyen ve birbirine çok bağlı, gri beyaz tüylü, otçul memeliler gibi otlarla beslenen, perde ayaklı, eti çok yağlı,…
- kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
- kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
- kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
- kitmekkelimef.Gitmek; çekilmek; zail olmak. [Yüknekî]
- kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kömürkelimeis.eT.Siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt.
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- korumakkelimef.eT.Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye…
- kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
- kulakkelimeis.eT.Başın iki yanında bulunan işitme ve denge duyusu organı. [Yüknekî]
- kurmakkelimef.(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]
- kurtulmakkelimef.eT.Tehlikeli, öldürücü bir durumu atlatmak.
- kusmakkelimef.Midedekileri ağızdan dışarı çıkarmak; istifra etmek; kay etmek.
- öküzkelimeis.Gücünden çift sürmek ya da koşum hayvanı olarak yararlanılan iğdir edilmiş erkek sığır.
- ölmekkelimef.(Canlı bir varlık için) canlılığı yok olmak; hayatını kaybetmek; yaşamı sona ermek.
- ölümkelimeis.(İnsan, hayvan ve bitki gibi canlı bireyler ile doku ve hücreler için) hayatın, canlılığın tam ve kesin olarak sona ermesi; yaşama özgü niteliklerin…
- ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
- örtmekkelimef.Görünmesini engellemek amacıyla üstüne bir şey koymak; bir örtü ile görünmez hale getirmek; kapamak; gizlemek.
- saçmakkelimef.Bir şeyi dağıtmak; şuraya buraya, rastgele dağıtmak; savurmak; dökmek; dağıtmak; serpmek. .
- sarpkelimesf.Güç; sert; çetin; zor; zahmetli.
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- şekerkelimeis.Ar.Yaygın şekilde tatlandırıcı olarak kullanılan, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen, bilimsel adı sakaroz olan kristal yapılı besin…
- sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
- sokmakkelimef.(Bir şey için) başka bir şeyin arasına girmesini sağlamak; girdirmek; içine tıkmak; basmak.
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- taşmakkelimef.Dışarı çıkmak.
- taygunkelimeis.Çin.Taylar.