- akıtmakelimeis.Akıtmak işi.
- alıcıkelimeis.Bir malı para karşılığında almak isteyen veya alan kişi; müşteri.
- anderkelimeis.Erme.Cinsel organ.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- ayazkelimeis.eT.Açık, bulutsuz hava, .
- aynakelimeis.Far.Işığı yansıtarak cisimlerin görüntüsünü veren arkası sırlı cam; gözgü.
- bakıcıkelimeis.Bakma, görme veya koruma işini yapan kimse.
- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- cazgırkelimeis.Moğ.Bağıran.
- celepkelimesf.Far.(Hayvan için) sürülerek getirilmiş; tüccar malı olan.
- çakalkelimeis.Sansk.Köpekgillerden tilki büyüklüğünde ve tilki gibi uzun ve bol tüylü kuyruğu olan, geceleri sürü hâlinde dolaşarak avlanan, sürüden sürüye karşılıklı…
- davlumbazkelimeis.Ocak ve fırın dumanlarını çekmek üzere binalarda aspiratör ile donatılmış ve bir bacaya bağlı piramidimsi veya oval yapıdaki çıkıntı.
- delikkelimeis.Delinmiş, yırtılmış yer.
- dişkelimeis.Çene kemiklerinin üzerine dizili, koparıp ısırmaya ve çiğnemeye yarar beyaz ve sert organlardan her biri.
- dolmakelimeis.eT.Dolu hâle gelme eylemi.
- dönmekelimeis.Bir durumdan başka bir duruma geçme eylemi.
- dumankelimeis.eT.Yanan cisimlerden çıkan, içinde çok küçük katı zerrecikler bulunan ve bu yüzden saydamlığını kaybeden gaz ve toz karışımı.
- ekmeklikkelimeis.İçine ekmek konulan torba veya kap.
- felekkelimeis.Ar.Gökyüzü; sema; göğün katları.
- fıçıkelimeis.Yun.Ensiz ve kısa tahta parçalarının bir çemberle tutturulması suretiyle yapılan, karnı şişkin, dibi ve üstü düz, sıvı konulan kap.
- foskelimesf.Temeli olmayan; çürük; sonu boş olan; yararsız; değersiz.
- gavarakelimeis.Erme.Yellenme.
- gıcırkelimeis.Sürtünen nesnelerin çıkardığı ses.
- harmankelimeis.Far.Dövülmek için bir yere toplanmış ekin yığını.
- hırtapozkelimeis.Aptal, anlayışsız, kaba ve sersem (kişi) anlamında sövgü sözü.
- kazıkkelimeis.Yere veya bir yere çakmak, saplamak amacıyla ucu sivriltilmiş odun parçası.
- keçikelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, eti, sütü ve tiftiği için beslenen, evcil pek çok türü ve yabanisi bulunan, boynuzlu ve sakallı, tırmanıcı ve sıçrayıcı…
- kelekkelimeis.Far.Olgunlaşmamış kavun.
- kılkuyrukkelimeis.eT.Kışı Akdeniz kıyılarında geçiren, Kuzey yarım kürede yaşayan, karışık beyaz, gri ve siyah tüylü, ince uzun gövdeli, uzun ve sivri kuyruklu bir tür…
- kodoşkelimeis.Erme.Yasa ve kurallara aykırı olarak kurulan cinsel ilişkiler için kadın ile erkek arasında aracılık eden kimse; pezevenk.
- koltukkelimeis.Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.
- leşkelimeis.Ar.Kokmuş veya kokuşmaya yüz tutmuş hayvan ölüsü.
- mantarkelimeis.Karada yetişen, boy, biçim ve yöre bakımından çok büyük değişiklikler gösteren, bazı türleri zehirli, çiçeksiz, damarsız ve klorofilsiz, yaklaşık iki…
- motorkelimeis.Lat.İnsan ve hayvan gücüne ihtiyaç duymadan belirli bir işlevi gerçekleştirmek amacıyla kullanılan herhangi bir enerji türünü hareket enerjisine…
- otlakçıkelimeis.Sürüleri için başka köylere giderek otlak tutan kimse.
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- sepetkelimeis.Far.Saz, kamış, ince dal vb. şeylerden örmek suretiyle yapılmış, genellikle yiyecek ve eşya taşımakta kullanılan saplı veya sapsız gereç.
- sırmakelimeis.İşlemecilikte kullanılan altın suyu ile yaldızlanmış ince gümüş tel.
- sütkelimeis.eT.Kadınların ve dişi memeli hayvanların, yavrularını beslemek için memelerindeki bezler tarafından salgılanan fildişi renginde tatlımsı, besleyici…
- şıkırdımkelimeis.Hızlı yağmur.
- şinanaykelimeünl.Sevinç gösterisi; kıvanç ifadesi.
- tabankelimeis.Ayağın yere basan alt yüzü.
- tangokelimeis.İsp.Latin Amerika’dan dünyaya yayılan, yavaş ritimli, iki zamanlı dans.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- tıngırkelimeis.Metal bir şeyin sert bir yere çarpması ya da düşmesi ile çıkan yankılı ses.
- tırakakelimeis.Lat.Korku.
- topkelimeis.Çevgenle vurulan top; topaç.
- yağdanlıkkelimeis.Makine parçalarının arasına yağ damlatmak için kullanılan ucu ince çubuklu küçük yağ kabı.
- yalakkelimeis.İçinden, üzerinden bir şey yalanan yer veya kap.
- yangınkelimeis.Tutkunun verdiği coşkunluk; kendinden geçme; tutku; büyük aşk.