sepet
kelimeis.Köken
Far.seped
سپد
Anlamlar
- 1
Saz, kamış, ince dal vb. şeylerden örmek suretiyle yapılmış, genellikle yiyecek ve eşya taşımakta kullanılan saplı veya sapsız gereç.
- 2
Sazdan örülmüş balık kapanı.
- 3
spor.Basketbolde, sayı almak için içinden topun geçirildiği, alt tarafı açık, fileli çember.
- 4
Ekin saplarından ya da sazdan örülmüş arı kovanı.
- 5
Balonun altına asılan taşıma yeri.
- 6
Motosiklette, tek bir tekerlek üstüne yerleştirilen taşıma aracı.
- 7
Genellikle yüksekte yapılan bakım ve onarım işlerinde kişiyi taşıyan etrafı korunaklı kaldırma ve taşıma aygıtı.
- 8
{ağız}Değirmende öğütülecek buğdayın döküldüğü kesik konu biçimindeki yer; sandık.
[DS]
- 9
{ağız}(Sığırlarda) karın.
[DS]
- 10
argo.Baş; kafa.
- 11
argo.Akıl; zekâ.
- 12
sf.Sepet gibi örülmek suretiyle yapılmış olan.
- 13
Belirtilen sayıda sepetin alabileceği ölçüde olan.
Bu sözcükle kurulan deyimler34
- çalhama sepet
- çamaşır sepeti
- çöp sepeti
- dek sepeti
- ekmek sepeti
- gözsüz sepet
- hamur sepeti
- kâğıt sepeti
- Karamürsel sepeti gibi
- Karamürsel sepeti sanmak
- kirli sepeti
- kölemen sepeti
- kör sepet
- masraf sepeti
- polen sepeti
- sandık sepet
- sandık sepet basmak
- senet sepet
- sepet (sept = cumartesi) günü, seladan sonra
- sepet bezek
- sepet havası çalmak
- sepet işi
- sepet kafalı
- sepet kemiği
- sepet sandık
- sepet tımarı
- sepet topu
- sepeti çalıştırmak
- sepeti seyrek
- sepette pamuğu olmamak
- sersem sepet
- serseriye sepet örmek
- solungaç sepeti
- sürü sepet