duman
kelimeis.Köken
eT.tu-mak (tıkamak) > tu-mān / duman
Anlamlar
- 1
Yanan cisimlerden çıkan, içinde çok küçük katı zerrecikler bulunan ve bu yüzden saydamlığını kaybeden gaz ve toz karışımı.
- 2
{ağız}Havadaki sis; pus.
[DS]
- 3
Hayvan topluluğunun, araçların hızlı hareketi veya başka etkilerle yerdeki ince toz zerrelerinin havaya kalkması yüzünden oluşan gölgeli karartı.
- 4
{ağız}Göz akı.
[DS]
- 5
{ağız}Göze inen perde; katarakt.
[DS]
- 6
argo.Perişanlık.
- 7
argo.Esrar.
- 8
argo.sf.(İş ve durum için) gelip geçici; kalıcı olmayan.
Bu sözcükle kurulan deyimler27
- Allah dağına göre duman verir
- ateşe vursan duman vermez
- bacası eğri de olsa dumanı doğru çıkmak
- çiğ (çiy) duman
- çiy duman
- deli duman
- duman atmak
- duman attırmak
- duman balığı
- duman çiçek olmak
- duman etmek
- duman kurmak
- duman olmak
- duman örtmesi
- duman otu
- duman rengi
- duman yapmak
- dumanı başına vurmak
- dumanı doğru
- dumanı üstünde
- hâli duman olmak
- işi duman olmak
- kör duman
- kor duman
- toz duman
- toz duman içinde kalmak
- tozdan dumandan ferman okunmamak