ayna

kelimeis.

Far.āyīne => ayna

  1. 1

    Işığı yansıtarak cisimlerin görüntüsünü veren arkası sırlı cam; gözgü.

  2. 2

    gnşl.Ayna gibi ışığı yansıtan düz yüzey.

  3. 3

    mec. Bir olayı veya durumu göz önüne seren, göz önünde canlandıran şey.

  4. 4

    {ağız}argo.Çok iyi ve mükemmel; yolunda; iyi bir hâlde.

    [DS]

  5. 5

    Çayır kuşlarını avlamakta kullanılan, dik bir ayak üzerine yerleştirilen küçük aynalardan meydana gelmiş av aleti.

  6. 6

    Müneccimlerin, sihirbazların baktıkları cam küre.

  7. 7

    Akıntı ve anaforun birleştiği yerlerde meydana gelen su düğümlenmesi.

  8. 8

    Yatay ve dikey açıları ölçmeye yarayan alet; sextant.

  9. 9

    Kayık küreklerinin yassı uç kısmı.

  10. 10

    Su altını görmeye yarayan dibi camdan kova biçimindeki denizcilik aracı.

  11. 11

    Geçme kapılarda kapı kanatları ve kuşaklar arasında kalan geniş düz levhalar.

  12. 12

    Marangoz araçlarından olan rendenin düz olan tabanı.

  13. 13

    Atların diz kapağı.

  14. 14

    Cuma günü.

  15. 15

    Karagözcü perdesi.

  16. 16

    {ağız}Tütün balyalarının düz ve parlak yüzü.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Ördek avı için özel olarak hazırlanan temiz gölcük.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Röntgen; radyoskopi.

    [DS]

  19. 19

    {ağız}Tütün kurutmak için özel olarak yapılmış kurutma yeri.

    [DS]

  20. 20

    {ağız}Işıldak.

    [DS]

  21. 21

    {ağız}Kayıkların kıç tarafındaki düz yüzey.

    [DS]

  22. 22

    {ağız}Binalarda ön yüz; cephe; antre.

    [DS]

  23. 23

    argo.sf.Kötü; berbat.