yalak

kelimeis.- ğı

*yal-mak > yal-a-mak > yala-k

  1. 1

    İçinden, üzerinden bir şey yalanan yer veya kap.

  2. 2

    {ağız}Hayvanların su içmesi için ağaç, taş, beton vb.nden yapılmış oyuk genişçe kap; çeşme önlerine bu amaçla konulmuş büyük tekne.

    [DS]

  3. 3

    {ağız}Hayvanların içinden yem yedikleri taş, ağaç, toprak vb.nden yapılma kap.

    [DS]

  4. 4

    Çeşme, musluk, yağmur iniş borusu vb. suyunun çevreye sıçramaması için altına konulan dibi delik taş tekne.

  5. 5

    {ağız}Kazılmış geniş çukur.

    [DS]

  6. 6

    {ağız}Saksı.

    [DS]

  7. 7

    {ağız}Sahan, tabak, çanak, tas gibi kapların genel adı.

    [DS]

  8. 8

    {ağız}Ağaç leğen.

    [DS]

  9. 9

    {ağız}Küçük su birikintisi.

    [DS]

  10. 10

    {ağız}Ahırda hayvan pisliklerinin biriktiği uzun çukur.

    [DS]

  11. 11

    coğ.Bir yamacı yaran az ya da çok küremsi çöküntü; buz yalağı.

  12. 12

    {ağız}Ortası çukur tarla.

    [DS]

  13. 13

    {ağız}Vadilerdeki küçük verimli düzlük.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}Dağ yamaçlarındaki düzlük.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Suyun akarken yalayıp yardığı yer.

    [DS]

  16. 16

    {ağız}Kalaycılıkta, bakır kapların temizlendiği yer.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Kuytu yer.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Su oluğu.

    [DS]

  19. 19

    {ağız}Musluk.

    [DS]

  20. 20

    {ağız}sf.Sığ, derin olmayan.

    [DS]

  21. 21

    argo.Fahişe.