- yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
- yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
- yankelimeis.Taraf.
- yanaşmakkelimef.Yan yana gelmek; yanlarını birbirine vermek.
- yaranmakkelimef.Hoşa gitmek için yaltaklık etmek; yaltaklanmak.
- yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
- yarımkelimeis.Bir bütünün yarısı; bir şeyin yarısı; herhangi bir şeyin ikiye ayrılmış olan parçalarından her birisi.
- yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
- yaşatmakkelimef.Yaşamasını sağlamak; yaşamasına olanak sağlamak.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yazkelimeis.Bahar mevsimi; ilkbahar; ilk yaz.
- yençmekkelimef.Isırmak; dişle ısırarak parçaları birbirine katmak.
- yetmekkelimef.Bir şey başka bir şeyi karşılayabilecek ölçüde ve miktarda olmak; bir ihtiyacı karşılayacak, giderecek nitelikte ve ölçüde olmak; yeterli olmak; kâfi…
- yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
- yıkmakkelimef.(İnsan, hayvan ve ağaç için) yere düşürmek; yere sermek; devirmek; yere yatırmak.
- yıllamakkelimef.Yılı geçirmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
- yoklukkelimeis.Yok olma durumu; bulunmama hâli; adem; gaybubet; fıkdan.
- yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
- yolunmakkelimef.Kendisine yolmak eylemi uygulanmak; yolmak işi yapılmak.
- yükkelimeis.Ağırlık.
- yurtkelimeis.Terk edilmiş çadır yeri.
- yutmakkelimef.(Yiyecek, içecek vb. için) ağızda bulunan o yiyecek ve içeceği yutaktan geçirerek mideye indirmek.
- yüzkelimeis.eT.Bir şeyin üst kısmı; yüzey; satıh.