500+ madde
- bedüklükkelimeis.Büyüklük.
- bodugkelimeis.Boya; renk.
- bodulmakkelimef.Bağlanmak; yapışıp kalmak.
- bögdekelimeis.Hançer.
- bogmakkelimef.Boğmak; sıkarak bağlamak.
- boguzkelimeis.Boğaz; gırtlak.
- bökekelimeis.Moğ.Kahraman güçlü kimse; güçlü; cesur; yiğit savaşçı.
- bolgusuzkelimesf.Olması düşünülemez; olmaz; oluşsuz; olgusuz.
- bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
- bolunmakkelimef.Bulunmak. [Yüknekî]
- borkelimeis.Şarap; içki. [Yüknekî]
- borçıkelimeis.Bahçıvan.
- börikelimeis.Kurt; börü;
- börkkelimeis.eT.Başa giyilen her türlü başlığın genel adı; başlık; külah; şapka. [Yüknekî]
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
- boşgutkelimeis.Öğüt; nasihat; talimat.
- boşlagkelimesf.Bırakılmış; terk edilmiş; boş verilmiş.
- boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
- boşugkelimeis.Bağış; hediye; ihsan.
- boşutmakkelimef.Bırakmak.
- botukelimeis.Deve yavrusu; potuk.
- bözkelimeis.Yun.Pamuklu kumaş; pamuktan yapılmış kumaş; bez. [Yüknekî]
- bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
- büdikkelimeis.Oynayış; zıplayış; oyun; raks; ritmik ve zarif hareket.
- budunkelimeis.eT.Aralarında soy birliği yanında töre, kültür ve dil bakımından ortaklık bulunan insan topluluğu; millet; ulus; kavim; , (1934). [Yüknekî]
- bugdaykelimeis.Buğday.
- bugrakelimeis.Damızlık erkek deve.
- bugragukelimesf.Buğra gibi; damızlık erkek deveye benzer.
- bugragurmakkelimef.Damızlık erkek deve hâline gelmek; buğralaşmak; buğra gibi olmak.
- bügükelimesf.Dirayetli; büyücü.
- bügülemekkelimef.Bilgi ile donanmak.
- bügürkelimeis.Kalça; böğür.
- bükkelimeis.Argu.Köşe; köşe bucak; evin köşesi.
- bukakelimeis.Boğa.
- bükekelimesf.Kahraman; cesur.
- büktelkelimesf.Olgun; oturaklı.
- bulakkelimesf.(At için) haşarı.
- bulgangukkelimesf.Bulanık.
- bulganukkelimesf.Bulanık.
- bulgaşmakkelimef.Topluca bulunmak; toplu halde mevcut olmak.
- bulıtkelimeis.Bulut. [Yüknekî]
- bulnamakkelimef.Tutsak etmek; yakalamak; tutsak almak.
- bulnukmakkelimef.Bulanmak; karışmak.
- bululmakkelimef.Bulunmak.
- bulunkelimeis.Esir; tutsak; tutuklu.
- bunduzkelimesf.Bunak.
- bürkirmekkelimef.Püskürmek.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- burmakkelimef.Koku saçmak.