1. bedüklükkelimeis.Büyüklük.
  2. bodugkelimeis.Boya; renk.
  3. bodulmakkelimef.Bağlanmak; yapışıp kalmak.
  4. bögdekelimeis.Hançer.
  5. bogmakkelimef.Boğmak; sıkarak bağlamak.
  6. boguzkelimeis.Boğaz; gırtlak.
  7. bökekelimeis.Moğ.Kahraman güçlü kimse; güçlü; cesur; yiğit savaşçı.
  8. bolgusuzkelimesf.Olması düşünülemez; olmaz; oluşsuz; olgusuz.
  9. bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
  10. bolunmakkelimef.Bulunmak. [Yüknekî]
  11. borkelimeis.Şarap; içki. [Yüknekî]
  12. borçıkelimeis.Bahçıvan.
  13. börikelimeis.Kurt; börü;
  14. börkkelimeis.eT.Başa giyilen her türlü başlığın genel adı; başlık; külah; şapka. [Yüknekî]
  15. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  16. boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
  17. boşgutkelimeis.Öğüt; nasihat; talimat.
  18. boşlagkelimesf.Bırakılmış; terk edilmiş; boş verilmiş.
  19. boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
  20. boşugkelimeis.Bağış; hediye; ihsan.
  21. boşutmakkelimef.Bırakmak.
  22. botukelimeis.Deve yavrusu; potuk.
  23. bözkelimeis.Yun.Pamuklu kumaş; pamuktan yapılmış kumaş; bez. [Yüknekî]
  24. bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
  25. büdikkelimeis.Oynayış; zıplayış; oyun; raks; ritmik ve zarif hareket.
  26. budunkelimeis.eT.Aralarında soy birliği yanında töre, kültür ve dil bakımından ortaklık bulunan insan topluluğu; millet; ulus; kavim; , (1934). [Yüknekî]
  27. bugdaykelimeis.Buğday.
  28. bugrakelimeis.Damızlık erkek deve.
  29. bugragukelimesf.Buğra gibi; damızlık erkek deveye benzer.
  30. bugragurmakkelimef.Damızlık erkek deve hâline gelmek; buğralaşmak; buğra gibi olmak.
  31. bügükelimesf.Dirayetli; büyücü.
  32. bügülemekkelimef.Bilgi ile donanmak.
  33. bügürkelimeis.Kalça; böğür.
  34. bükkelimeis.Argu.Köşe; köşe bucak; evin köşesi.
  35. bukakelimeis.Boğa.
  36. bükekelimesf.Kahraman; cesur.
  37. büktelkelimesf.Olgun; oturaklı.
  38. bulakkelimesf.(At için) haşarı.
  39. bulgangukkelimesf.Bulanık.
  40. bulganukkelimesf.Bulanık.
  41. bulgaşmakkelimef.Topluca bulunmak; toplu halde mevcut olmak.
  42. bulıtkelimeis.Bulut. [Yüknekî]
  43. bulnamakkelimef.Tutsak etmek; yakalamak; tutsak almak.
  44. bulnukmakkelimef.Bulanmak; karışmak.
  45. bululmakkelimef.Bulunmak.
  46. bulunkelimeis.Esir; tutsak; tutuklu.
  47. bunduzkelimesf.Bunak.
  48. bürkirmekkelimef.Püskürmek.
  49. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  50. burmakkelimef.Koku saçmak.