1. bayrakkelimeis.eT.Bir milletin kendine sembol olarak seçtiği işaret ve renklerden meydana gelmiş, bir gönderin ucuna takılı, toplumun birleşme sembolü olarak…
  2. bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
  3. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  4. boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
  5. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
  6. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  7. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  8. bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
  9. buzlukkelimeis.eT.Yiyecek ve içecekleri bozulmaması için buz içinde saklamaya yarar kap, küçük dolap.
  10. eritmekkelimef.eT.Erimesine yol açmak; erimesini sağlamak.
  11. evkelimeis.eT.İnsanların barınması için yapılmış bina.
  12. ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
  13. ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
  14. kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
  15. kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
  16. kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
  17. karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
  18. karalamakkelimef.eT.Boya ya da kalem ile birtakım şekiller çizerek bir şeyi veya bir yeri kirletmek.
  19. kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
  20. katırkelimesf.eT.Sağlam; pek.
  21. kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
  22. kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
  23. kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
  24. kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
  25. kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
  26. koçkelimeis.eT.Damızlık erkek koyun.
  27. kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
  28. kömürkelimeis.eT.Siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt.
  29. koyukelimesf.eT.Kalın; sık.
  30. kudurmakkelimef.eT.Kuduz hastalığına yakalanmak; kuduz olmak.
  31. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  32. kulakkelimeis.eT.Başın iki yanında bulunan işitme ve denge duyusu organı. [Yüknekî]
  33. kurtkelimeis.eT.Köpekgillerden, köpeğe çok yakın, boyu yüksek, gövdesi ince, böğürleri çökük, ayakları ince, kuyruğu tüylü ve sarkık, postu gri sarı, uzun ve sivri…
  34. kurtulmakkelimef.eT.Tehlikeli, öldürücü bir durumu atlatmak.
  35. kurumakkelimef.eT.Islaklığını veya nemini kaybederek kuru hâle gelmek. [Yüknekî]
  36. sarılmakkelimef.eT.Bir kimseyi veya bir şeyi kolları arasına alıp sımsıkı tutunmak; kolları arasında tutmak; kollarını dolamak.
  37. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  38. sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
  39. süpürmekkelimef.eT.Bir şeyi süpürge ile bulunduğu ortamdan uzaklaştırmak; süpürge ile alıp atmak.
  40. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  41. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  42. tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
  43. terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
  44. tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
  45. tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
  46. uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
  47. ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
  48. ürpermekkelimef.eT.(Tüyler için) kabarmak; dikleşmek.
  49. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  50. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.