sarılmak

kelimef.

eT.sār-mak > sar-mak > sar-ıl-mak

  1. 1

    {eT}Bir kimseyi veya bir şeyi kolları arasına alıp sımsıkı tutunmak; kolları arasında tutmak; kollarını dolamak.

    [DLT]

  2. 2

    Bir şeyi kullanmak üzere hemen ele almak; hemen yapmaya karar vermek.

  3. 3

    Bütün gücü ile ele almak.

  4. 4

    mecaz.Büyük bir istekle, coşku ile katılmak; güçlüklere karşı ona sığınmak; kendini vermek; benimsemek.

  5. 5

    Birine büyük bir güvenle bağlanmak.

  6. 6

    (Yılan, sarmaşık, ip vb. için) bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak.

  7. 7

    {OsT}Sarmak; kuşatmak; muhasara etmek.

  8. 8

    f.edil.Sarmak işi yapılmak.

  9. 9

    Kuşatılmak; çember içine alınmak.

  10. 10

    Silindir biçiminde dolanmak; yuvarlanmak.

  11. 11

    Üzeri bir şeyle kaplanmak; örtülmek.