1. nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
  2. odkelimeis.eT.Ot; ateş.
  3. oyunkelimeis.eT.Eğlenmek, zevk almak amacıyla yapılan fiziksel ya da zihinsel etkinlik.
  4. özkelimeis.eT.İki dağ arasındaki dere ve çevresi; vadi; dere; çay; ırmak.
  5. sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
  6. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  7. savkelimeis.eT.Söz; lakırdı.
  8. saymakkelimef.eT.Aynı cinsten nesnelerin toplamının kaç tane olduğunu anlamak için birden başlamak üzere her birini art arda gelen sayılarla eşleştirmek suretiyle bir…
  9. sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
  10. sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
  11. sırıkkelimeis.eT.Kesilmiş uzun, düzgün ve ince ağaç gövdesi.
  12. sızmakkelimef.eT.(sı:zmak) Erimek; eriyip akmak.
  13. soğankelimeis.eT.Zambakgillerden, toprak altındaki yumru kısmı değişik renk, biçim ve irilikte, yaprakları içi boş, silindirimsi ve sivri, yemeklere çeşni vermekte…
  14. sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
  15. sukelimeis.eT.Kimyasal olarak bir oksijen, iki hidrojen atomundan meydana gelmiş, 0 sıcaklığında sıvı hâlde bulunan, tatsız, kokusuz, renksiz madde.
  16. sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
  17. sütkelimeis.eT.Kadınların ve dişi memeli hayvanların, yavrularını beslemek için memelerindeki bezler tarafından salgılanan fildişi renginde tatlımsı, besleyici…
  18. tağarkelimeis.eT.Çuval; torba; dağarcık; içerisine buğday ve başka şeyler konan nesne; geniş çuval; harar; dağar.
  19. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  20. tavşankelimeis.eT.Tavşangiller familyasından, uzun kulaklı, arka bacakları önlerden daha uzun, uzunca vücutlu, hızlı koşan memeli, kemirgen hayvan, (Lepus europeus).
  21. tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
  22. tekekelimeis.eT.Keçinin yetişkin ve damızlık erkeği.
  23. terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
  24. titigkelimesf.eT.Akıllı; zeki; mahir; tetikte olan.
  25. tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
  26. tumşukkelimeis.eT.Gaga.
  27. türkelimeis.eT.Aynı cins varlıklar ya da nesneler bütünü içinde ortak özellikleri bulunan grup ya da özdeş tip; cins.
  28. Türkkelimeis.eT.Kavim adı olarak Asya’da ve Doğu Avrupa’da yaşayan, Türkçenin çeşitli lehçelerini konuşan soy; bu soydan olan herhangi bir kimse.
  29. Türkçekelimeis.eT.Türkler tarafından konuşulan Ural-Altay dil öbeğine bağlı dil.
  30. tuzkelimeis.eT.Yiyeceklere tat vermek ya da onları korumak için yaygın olarak kullanılan, billursu, ufalanabilir, suda eriyen, dili yakıcı, kokusuz madde; sodyum…
  31. tuzakçıkelimeis.eT.Tuzak ile kuş tutan; tuzak kurucu.
  32. kelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
  33. üçkelimesf.eT.İkiden bir fazla, dörtten bir eksik olan.
  34. uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
  35. uluskelimeis.eT.Memleket; devlet; ülke.
  36. ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
  37. üstkelimeis.eT.Gök yüzüne bakan yüz; üst yüzey. .
  38. uzamakkelimef.eT.Uzunluğu artmak.
  39. üzümkelimeis.eT.Asmanın salkım hâlinde bir çoğu bir arada bulunan etli, sulu, tatlı meyvesi.
  40. yadkelimesf.eT.Yabancı; ecnebi; garip.
  41. yağışkelimeis.eT.Yağmak eylemi.
  42. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  43. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  44. yakakelimeis.eT.Uç; kıyı; sınır; hudut.
  45. yakınkelimesf.eT.Az bir uzaklıkla ayrılmış bulunan; uzak olmayan.
  46. yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
  47. yapışmakkelimef.eT.Yapıştırıcı bir maddenin etkisi ile bir yüzeye, oradan ayrılmayacak, kopmayacak biçimde sımsıkı bağlanmak; orada sabitleşmek; kalmak; tutunmak.
  48. yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
  49. yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
  50. yarakkelimesf.eT.Yakışan; gereken; münasip; tav.