1. bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
  2. bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
  3. birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
  4. birerkelimesf.eT.Bölüştürülen şeylerden bölüşenlerin her birine bir tane düşecek biçimde.
  5. birikelimezm.eT.Bir tanesi.
  6. birikmekkelimef.eT.Birleşmek; bir olmak. [Yüknekî]
  7. bitkelimeis.eT.İnsanların kıllı yerlerinde ve memelilerin kılları arasında kan emerek yaşayan yarım kanatlılar alt takımından asalak böcek; kehle, (Pediculus).
  8. bögükelimesf.eT.Dirayetli; anlayışlı; bilge; hakîm.
  9. bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
  10. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  11. boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
  12. boyunkelimeis.eT.Gövdenin baş ile omuz arasında kalan kısmı; âdem elması; boğaz; emik; imik; ümük; sakak.
  13. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
  14. bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
  15. budunkelimeis.eT.Aralarında soy birliği yanında töre, kültür ve dil bakımından ortaklık bulunan insan topluluğu; millet; ulus; kavim; , (1934). [Yüknekî]
  16. bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
  17. bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
  18. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  19. burçakkelimeis.eT.Ter taneleri.
  20. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  21. butkelimeis.eT.İnsan vücudunun kalça ile diz anasındaki bölümü.
  22. bütünkelimesf.eT.Eksiksiz; tam. [Yüknekî]
  23. çarımkelimeis.eT.Dava; iddia; itiraz.
  24. çeçekkelimeis.eT.Çiçek.
  25. çökmekkelimef.eT.Dizleri üstüne oturmak.
  26. çomakkelimeis.eT.Ağacın budaklı yerinden yapılan iri ve yuvarlak başlı, kısa ve az kalınca değnek; asa; kamçı.
  27. ekmekkelimeis.eT.Tahıl unlarının su, tuz ve maya ile yoğrulduktan sonra fırın, saç, tandır gibi yerlerde pişirilmesi ile elde edilen yiyecek.
  28. elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
  29. elçikelimeis.eT.Bir devleti veya devlet başkanını başka bir devlette temsil eden kişi; sefir.
  30. emkelimeis.eT.İlaç; merhem; tedavi vasıtası.
  31. erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
  32. erkkelimeis.eT.İş yapabilme gücü; iktidar; kudret; güç; kuvvet; irade; cüz’î irade; (1935 yeniden).
  33. erkeçkelimeis.eT.Enenmiş kasaplık erkek keçi.
  34. kelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
  35. esenkelimesf.eT.Hiçbir sağlık derdi olmayan; sağlıklı; sıhhatli; sağ salim; sıhhatli; afiyette; iyi.
  36. esirmekkelimef.eT.Sarhoş olmak.
  37. eskikelimesf.eT.Geçmişte kalan.
  38. eskimekkelimef.eT.Eski duruma gelmek; yıpranmak; eski olmak.
  39. esrükkelimesf.eT.Sarhoş
  40. evkelimeis.eT.İnsanların barınması için yapılmış bina.
  41. evinkelimeis.eT.Bir şeyin içindeki öz; lüp.
  42. evirmekkelimef.eT.Döndürmek; çevirmek.
  43. gokkelimeis.eT.Kül.
  44. ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
  45. ilikkelimeis.eT.İlişik; üzerine asılmış.
  46. ilkkelimesf.eT.Zaman, sıra, yer ve önem bakımından benzerlerinden önce gelen.
  47. kelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
  48. işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
  49. işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
  50. istemkelimeis.eT.İstek; arzu; dilek.