173 madde
- bagırkelimeis.Karaciğer; .
- balkelimeis.Arıların çiçeklerden topladıkları ve kursaklarında özlendirerek petek gözlerine doldurdukları tatlı, kokulu, açık sarıdan esmere kadar değişen koyu…
- batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
- bayrakkelimeis.eT.Bir milletin kendine sembol olarak seçtiği işaret ve renklerden meydana gelmiş, bir gönderin ucuna takılı, toplumun birleşme sembolü olarak…
- beşikkelimeis.Süt çocuklarını yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarar küçük yatak; .
- bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
- bilemekkelimef.Bileği taşına veya başka bir bileme aletine tutarak kesici aletlerin ağzını keskin duruma getirmek; keskinleştirmek; zağlamak.
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
- boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- bozukkelimesf.Bozulmuş olan; kırık; yıkık.
- bozulmakkelimef.Biri tarafından bozma eylemi yapılmak.
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- buzlukkelimeis.eT.Yiyecek ve içecekleri bozulmaması için buz içinde saklamaya yarar kap, küçük dolap.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çöktürmekkelimef.Çökmesine yol açmak.
- ekmekkelimef.Bir tohumu bitki yetiştirmek üzere toprağa gömmek.
- eritmekkelimef.eT.Erimesine yol açmak; erimesini sağlamak.
- erkekkelimeis.İnsan, hayvan ve bitkilerin dişi cinsini dölleyici olanı.
- erkeklenmekkelimef.(Kadın için) erkek sahibi olmak; erkek edinmek.
- etlenmekkelimef.Et sahibi olmak; et almak; et edinmek; eti olmak.
- evkelimeis.eT.İnsanların barınması için yapılmış bina.
- ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
- ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
- ısırmakkelimef.Sokmak.
- kabarmakkelimef.Ağırlığı artmadan hacmi genişlemek, büyümek; şişmek.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- kanatlanmakkelimef.Kanat sahibi olmak; kanat edinmek; kanadı çıkmak; kanadı olmak.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- karalamakkelimef.eT.Boya ya da kalem ile birtakım şekiller çizerek bir şeyi veya bir yeri kirletmek.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- karartmakkelimef.Rengini kara hâle getirmek; karaya boyamak.
- karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
- kaşınmakkelimef.Kaşıntı verilmek.
- katırkelimesf.eT.Sağlam; pek.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
- kazkelimeis.Erkeği ve dişisi birbirine çok benzeyen ve birbirine çok bağlı, gri beyaz tüylü, otçul memeliler gibi otlarla beslenen, perde ayaklı, eti çok yağlı,…
- keklikkelimeis.Tavuksular takımının sülüngiller familyasından, orta büyüklükte, kalın gövdeli, boz tüylü, kısa kuyruklu, yumurta mevsimine kadar sürüler hâlinde,…
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
- kirlenmekkelimef.Kirli hâle gelmek; temiz sayılmayan bir görünüm almak; pislenmek.