1. kelimeis.eT.İp, tel vs.den düğümlemek suretiyle göz göz yapılmış örgü; ince iplik örgüsü; ablatya; çolun; ırıp; ığrıp.
  2. ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
  3. ağızkelimeis.eT.Memelilerde doğumu takip eden günlerde süt bezleri tarafından üretilen bağışıklık ögelerince zengin sarımtırak süt; yeni doğuran hayvanın ilk sütü; .
  4. akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
  5. aksamakkelimef.eT.Yürürken hafifçe sekmek; topallamak .
  6. alkışkelimeis.eT.Takdis; kutsama; övme; tebrik; kutsama; hayır dua. 2. Birisi için açıkça iyilik dileme; hayır dua.
  7. anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
  8. arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
  9. artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
  10. kelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
  11. aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
  12. atakelimeis.eT.Baba. [Yüknekî]
  13. atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
  14. atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
  15. aykelimeis.eT.Genel olarak Ay'ın Dünya etrafında bir kez dolanımına eşit, yılın on ikide biri olan zaman dilimi. .
  16. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  17. aydınkelimeis.eT.Aylı gece.
  18. ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
  19. azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
  20. azıkkelimeis.eT.Yiyecek; erzak; nevale.
  21. tanıkkelimeis.eT.Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
  22. tarakkelimeis.eT.Saçları düzeltmeye, tellerini ayırmaya yarayan plastik, kemik, boynuz, şimşir gibi maddelerden yapılma, iç tarafı ince uzun dişli alet.
  23. taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
  24. taşakkelimeis.eT.kaba. Erkeklik bezi; haya; erbezi torbası.
  25. tatkelimeis.eT.Bazı maddelerin tat alma organı üzerinde bırakmış olduğu etki; böyle bir etki bırakma özelliği.
  26. tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
  27. tekekelimeis.eT.Keçinin yetişkin ve damızlık erkeği.
  28. teknekelimeis.eT.Çoğunlukla hamur yoğurmakta ve mayalamakta kullanılan ağaçtan oyma büyük ve derin gereç.
  29. tetikkelimesf.eT.Akıllı; zeki; uyanık.
  30. tetirkelimesf.eT.İğrenç; menfur.
  31. titikkelimesf.eT.Akıllı; zeki.
  32. tokkelimesf.eT.Açlığını gidermiş; karnı doymuş olan; aç olmayan.
  33. tokmakkelimeis.eT.Kesici aletlerin sırtına vurarak iş görmesini sağlamakta kullanılan sert ağaç ya da plastik vb.nden yapılmış çekice benzer, saplı el aleti.
  34. tuğrakelimeis.eT.Hükümdar mührü.
  35. tükenmekkelimef.eT.Kalmamak; tümüyle bitmek; sona ermek; hiç kalmamak.
  36. tumağıkelimeis.eT.Dumağı; nezle.
  37. turnakelimeis.eT.Turnagiller familyasının örnek tipi, siyah, gri veya beyazımsı benekli, uzun bacaklı ve uzun boyunlu, çok geniş kanatlı, Güney Amerika dışında bütün…
  38. tuzkelimeis.eT.Yiyeceklere tat vermek ya da onları korumak için yaygın olarak kullanılan, billursu, ufalanabilir, suda eriyen, dili yakıcı, kokusuz madde; sodyum…
  39. tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
  40. ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
  41. ummakkelimef.eT.Olmasını istemek; beklemek; temenni etmek; özenmek; ümit etmek.
  42. unkelimeis.eT.Buğday ve diğer tahıl tanelerinin öğütülmesinden oluşan toz hâlindeki besin maddesi.
  43. unutmakkelimef.eT.Hatırlayamamak; bilmiyor olmak; aklında kalmamak; hatırdan çıkarmak. .
  44. usanmakkelimef.eT.Bir şeyin uzamasından ya da yinelenmesinden dolayı canı sıkılır olmak; bıkkınlık gelmiş olmak; katlanamaz olmak; bezmek; bıkmak.
  45. utanmakkelimef.eT.Onur kırıcı bir durum nedeniyle ezici bir küçüklük, bir alçalma duygusu içinde bulunmak; utanç duymak; hicap etmek; mahcup olmak.
  46. uyumakkelimef.eT.(İnsan ve hayvan için) uykuya dalmış olmak; uyku durumunda bulunmak.
  47. yabankelimeis.eT.İnsan eli değmemiş, kimsenin yaşamadığı ıssız yer.
  48. yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
  49. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  50. yakakelimeis.eT.Uç; kıyı; sınır; hudut.