- adamakkelimef.eT.Ad koymak; adlandırmak; söylemek.
- aktarmakkelimef.eT.Bir yerden başka bir yere götürmek; taşımak; göçermek.
- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- azgurmakkelimef.eT.Yanlış yola götürmek; azdırmak; saptırmak; ayartmak.
- baymakkelimef.eT.Kelepçelemek; bağlamak; bent etmek; ipe vurmak.
- bekletmekkelimef.eT.Bağlatmak; hapsettirmek.
- bezemekkelimef.eT.Süslemek; tezyin etmek, dekore etmek. [Yüknekî]
- biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- evirmekkelimef.eT.Döndürmek; çevirmek.
- işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- istemekkelimef.eT.Arkasına düşmek; aramak; arzu etmek; araştırmak.
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
- kınamakkelimef.eT.Cezalandırmak.
- kıskanmakkelimef.eT.Başkalarının üstünlüklerini, içinde bulundukları iyi şartları çekememek; haset etmek.
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
- koymakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; yerleştirmek; dökmek; çalkalamak. [Yüknekî]
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- saymakkelimef.eT.Aynı cinsten nesnelerin toplamının kaç tane olduğunu anlamak için birden başlamak üzere her birini art arda gelen sayılarla eşleştirmek suretiyle bir…
- sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
- sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
- yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
- yığmakkelimef.eT.Nesneleri bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.