114 madde
- -dokekyap. e.eT.Fiillerden geçmiş zamana yönelik sıfat fiil türetir. bar-dok (varmış olan)
- -ekekyap. e.eT.bknz. k
- -la-ekyap. e.eT.İsimden fiil yapma eki. İşlek bir ektir. “Eklemek, katmak, ... şekline girmek, sağlamak” gibi anlamlar kazandıran isimden fiil türetme eki. sulamak,…
- -ligüeke.eT.Birliktelik durumu eki. ini-ligü (erkek kardeşimle birlikte), kişi-ligü (kişi ile birlikte)
- -matınekyap. e.eT.bknz. madın; medin
- açkelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
- akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
- alakelimesf.eT.Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.
- alkışkelimeis.eT.Takdis; kutsama; övme; tebrik; kutsama; hayır dua. 2. Birisi için açıkça iyilik dileme; hayır dua.
- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- andagkelimezf.eT.Böylece; bu suretle; böyle; o kadar.
- arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
- aramakkelimef.eT.Birini veya bir şeyi bulmak için çalışmak.
- aşkelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
- aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
- atakelimeis.eT.Baba. [Yüknekî]
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- atanmakkelimef.eT.Yetkili kişi adına hareket etmek üzere bir işte görevlendirilmek; tevkil kılınmak.
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- aykelimeis.eT.Genel olarak Ay'ın Dünya etrafında bir kez dolanımına eşit, yılın on ikide biri olan zaman dilimi. .
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
- barıkelimezm.eT.Belirsizlik zamiri; hepsi.
- barkkelimeis.eT.Barınak; ev bark; konut; ev; bina; mesken.
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
- baymakkelimef.eT.Kelepçelemek; bağlamak; bent etmek; ipe vurmak.
- belkelimeis.eT.Kol ve bacakların birleştiği yer; bel.
- benkelimezm.eT.Teklik birinci kişi zamiri. .
- beridenkelimezf.eT.Beri taraftan.
- beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
- biçmekkelimef.eT.Herhangi bir nesneyi istenilen özellikte kesmek; . [Yüknekî]
- bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
- binmekkelimef.eT.Yüksek bir şeyin veya hayvanın üzerine çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak.
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- birikmekkelimef.eT.Birleşmek; bir olmak. [Yüknekî]
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
- bükkelimeis.eT.Dere, ova ve ırmak kenarındaki sık çalı, saz, söğüt gibi ağaç topluluğu; ağaçlık; ormanlık; sık ağaçlık; fundalık.
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
- elçikelimeis.eT.Bir devleti veya devlet başkanını başka bir devlette temsil eden kişi; sefir.
- erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
- erkkelimeis.eT.İş yapabilme gücü; iktidar; kudret; güç; kuvvet; irade; cüz’î irade; (1935 yeniden).
- eşkelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
- esenkelimesf.eT.Hiçbir sağlık derdi olmayan; sağlıklı; sıhhatli; sağ salim; sıhhatli; afiyette; iyi.
- esnemekkelimef.eT.Hafif hafif esmek.