ala

kelimesf.

eT.āl-a

آله

  1. 1

    Yer yer siyah, yer yer de beyaz kısımları bulunan renk; siyahlı beyazlı.

  2. 2

    {ağız}{eT}Karışık renkli; çok renkli; alaca alacalı. «Ala çuval.»

    [DS][ETY][EUTS]

  3. 3

    {ağız}Kahverengi ile kırmızı arası bir renk.

  4. 4

    {ağız}{eAT}(Göz için) açık kestane rengi; ela.

    [DS]

  5. 5

    {eT}Cüzamlı. .

    [Gabain]

  6. 6

    {eT}Teninde deri hastalığı sebebiyle beyazlıklar olan; ala tenli; abraş.

    [DLT]

  7. 7

    {eT}(At için) ala renkli.

    [EUTS]

  8. 8

    {ağız}(Meyve için) olgunlaşmamış; yarı ham.

    [DS]

  9. 9

    {ağız}Yarım; yarı.

    [DS]

  10. 10

    {ağız}{eAT}is.Karışık renk; alaca.

  11. 11

    {eT}Cüzam.

    [Gabain]

  12. 12

    {ağız}Kekliğin boynundaki siyah halka.

  13. 13

    {ağız}Değişik renk ipliklerle dokunmuş pamuklu bez ya da örtü; kareli bez.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}Keklik avında kullanılan çeşitli renklerde boyanmış bezden tuzak.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Avcıların, av hayvanlarını yuvalarından çıkarmak için kullandıkları bir tür müzik aleti.

    [DS]

  16. 16

    {eT}. İnsanın içinde olan gizli şeyler.

    [DLT]

  17. 17

    {ağız}Emekli.

    [DS]