- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
- aşkelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
- aykelimeünl.eT.Beklenmedik bir durum karşısında beliren şaşkınlık, ürküntü ve korkuyu ifade eder.
- aykelimeis.eT.Genel olarak Ay'ın Dünya etrafında bir kez dolanımına eşit, yılın on ikide biri olan zaman dilimi. .
- ayakelimeis.eT.Elin iç tarafta, bilek ile parmak dipleri arasında kalan içbükey yüzü; avuç içi.
- azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
- balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- belkelimeis.eT.Kol ve bacakların birleştiği yer; bel.
- beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
- bezkelimeis.eT.İçinden geçen kandan veya kendi öz suyundan bazı maddeleri ayrıştırarak özel salgılar çıkaran organ; gudde, iç salgı bezi.
- bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- birerkelimesf.eT.Bölüştürülen şeylerden bölüşenlerin her birine bir tane düşecek biçimde.
- bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
- ekşimekkelimef.eT.Ekşi duruma gelmek; ekşilik kazanmak.
- elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
- erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
- erkkelimeis.eT.İş yapabilme gücü; iktidar; kudret; güç; kuvvet; irade; cüz’î irade; (1935 yeniden).
- esenkelimesf.eT.Hiçbir sağlık derdi olmayan; sağlıklı; sıhhatli; sağ salim; sıhhatli; afiyette; iyi.
- eşkelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
- iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
- işkelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- kaçkelimesf.eT.Herhangi bir şeyin sayısını veya sayı ile ölçülebilen değerlerini öğrenmek için kullanılan soru sıfatı.
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kanmakkelimef.eT.Yemek ve içmek konusunda yeteri kadar doygunluğa ulaşmak; açlığı ve susuzluğu giderilmek; doymak; bir şeyi doluncaya kadar elde etmek; bir şeye…
- kapkelimeis.eT.İçine, sıvı, gaz ve katı konulabilen her türlü çukur eşya.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- katkelimeis.eT.Üst üste konulmuş bulunan nesnelerin her bir parçası; tabaka.
- katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
- kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
- kıymakkelimef.eT.İlerletmek.
- kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
- kimkelimezm.eT..İnsanlar için kullanılan soru ve belirsizlik zamiri. [Yüknekî]
- kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
- kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
- nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
- soğankelimeis.eT.Zambakgillerden, toprak altındaki yumru kısmı değişik renk, biçim ve irilikte, yaprakları içi boş, silindirimsi ve sivri, yemeklere çeşni vermekte…
- sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
- sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.