1. almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
  2. arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
  3. kelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
  4. aykelimeünl.eT.Beklenmedik bir durum karşısında beliren şaşkınlık, ürküntü ve korkuyu ifade eder.
  5. aykelimeis.eT.Genel olarak Ay'ın Dünya etrafında bir kez dolanımına eşit, yılın on ikide biri olan zaman dilimi. .
  6. ayakelimeis.eT.Elin iç tarafta, bilek ile parmak dipleri arasında kalan içbükey yüzü; avuç içi.
  7. azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
  8. balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
  9. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  10. baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
  11. beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
  12. belkelimeis.eT.Kol ve bacakların birleştiği yer; bel.
  13. beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
  14. bezkelimeis.eT.İçinden geçen kandan veya kendi öz suyundan bazı maddeleri ayrıştırarak özel salgılar çıkaran organ; gudde, iç salgı bezi.
  15. bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
  16. birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
  17. birerkelimesf.eT.Bölüştürülen şeylerden bölüşenlerin her birine bir tane düşecek biçimde.
  18. bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
  19. bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
  20. buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
  21. ekşimekkelimef.eT.Ekşi duruma gelmek; ekşilik kazanmak.
  22. elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
  23. erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
  24. erkkelimeis.eT.İş yapabilme gücü; iktidar; kudret; güç; kuvvet; irade; cüz’î irade; (1935 yeniden).
  25. esenkelimesf.eT.Hiçbir sağlık derdi olmayan; sağlıklı; sıhhatli; sağ salim; sıhhatli; afiyette; iyi.
  26. kelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
  27. iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
  28. kelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
  29. işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
  30. kaçkelimesf.eT.Herhangi bir şeyin sayısını veya sayı ile ölçülebilen değerlerini öğrenmek için kullanılan soru sıfatı.
  31. kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
  32. kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
  33. kanmakkelimef.eT.Yemek ve içmek konusunda yeteri kadar doygunluğa ulaşmak; açlığı ve susuzluğu giderilmek; doymak; bir şeyi doluncaya kadar elde etmek; bir şeye…
  34. kapkelimeis.eT.İçine, sıvı, gaz ve katı konulabilen her türlü çukur eşya.
  35. karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
  36. katkelimeis.eT.Üst üste konulmuş bulunan nesnelerin her bir parçası; tabaka.
  37. katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
  38. kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
  39. kıymakkelimef.eT.İlerletmek.
  40. kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
  41. kimkelimezm.eT..İnsanlar için kullanılan soru ve belirsizlik zamiri. [Yüknekî]
  42. kulkelimeis.eT.Yabancı ülkelerden tutulup getirilmiş, alınıp satılabilen köle veya karavaş; uşak; köle; erkek köle; esir. [Yüknekî]
  43. kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
  44. nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
  45. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  46. sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
  47. soğankelimeis.eT.Zambakgillerden, toprak altındaki yumru kısmı değişik renk, biçim ve irilikte, yaprakları içi boş, silindirimsi ve sivri, yemeklere çeşni vermekte…
  48. sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
  49. sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
  50. tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.