1. boğkelimeis.eT.Çöplük; gübre.
  2. boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
  3. boğçakelimeis.eT.Bohça.
  4. boğmakkelimef.eT.Boğazını sıkmak suretiyle nefes almasını engelleyerek öldürmek.
  5. boğmakkelimef.eT.Donmak; buymak.
  6. boğunkelimeis.eT.Boğum; eklem.
  7. boğunmakkelimef.eT.Kendi kendini boğmak.
  8. boğuzkelimeis.eT.Boğaz.
  9. bohçakelimeis.eT.İçine çamaşır, elbise vb. konularak bağlanan dört köşe kumaş parçası.
  10. bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
  11. boklamakkelimef.eT.kabaBir işi kötü duruma getirmek.
  12. boncukkelimeis.eT.Cam, taş, sedef, tahta, plastik gibi maddelerden yapılma ortası delikli ve renkli süs aracı.
  13. borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
  14. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  15. boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
  16. boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
  17. boşlakelimezf.eT.Boş olarak.
  18. boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
  19. botakelimeis.eT.Deve yavrusu.
  20. botuckelimeis.eT.Emzikli toprak su kabı; çömlek.
  21. botukkelimeis.eT.Deve yavrusu.
  22. boyakelimeis.eT.Renklendirmek veya dış etkenlerden korumak amacıyla eşyanın dışına sürülen veya içine katılan renkli madde.
  23. boyakkelimeis.eT.Boya.
  24. boyamakkelimef.eT.Üzerine boya sürerek veya boya içine batırarak renklendirmek.
  25. boylugkelimesf.eT.Boylu.
  26. boyunkelimeis.eT.Gövdenin baş ile omuz arasında kalan kısmı; âdem elması; boğaz; emik; imik; ümük; sakak.
  27. bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
  28. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
  29. boztagankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
  30. boztogankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
  31. kelimeis.eT.Zehirli örümcek; tarantula.
  32. böbrekkelimeis.eT.Kandaki zararlı maddeleri süzen, idrar salan, karın bölgesinin arkasında omurganın iki yanında birer tane bulunan fasulye biçiminde organ.
  33. böcekelimeis.eT.Dörtten çok bacağı bulunan küçük hayvan.
  34. böcekkelimeis.eT.Trake solunumu yapan, başı göğsünden ayrı, her bir parçası birbirine eklemle bağlanan ve birer çift bacak bulunan üç boğum gövdeli, omurgasız küçük…
  35. bögükelimesf.eT.Dirayetli; anlayışlı; bilge; hakîm.
  36. böğenmekkelimef.eT.bknz. büğenmek
  37. böğentikelimeis.eT.Küçük su birikintisi.
  38. böğetkelimeis.eT.Su birikintisi; gölcük; büvet.
  39. böğürkelimeis.eT.İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü.
  40. börkkelimeis.eT.Başa giyilen her türlü başlığın genel adı; başlık; külah; şapka. [Yüknekî]
  41. bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
  42. bucakkelimeis.eT.Köşe.
  43. buçukkelimesf.eT.(Sayı sıfatlarından sonra geldiğinde) yarım; yarı. .
  44. budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
  45. buduçkelimeis.eT.bknz. boduç
  46. budunkelimeis.eT.Aralarında soy birliği yanında töre, kültür ve dil bakımından ortaklık bulunan insan topluluğu; millet; ulus; kavim; , (1934). [Yüknekî]
  47. buğanakkelimeis.eT.Şiddetli yağmur; sağanak.
  48. buğazkelimeis.eT.Gebe.
  49. buğdaykelimeis.eT.Taneleri en önemli besinlerimizden olan ekmek yapımında kullanılan, çiçekleri bileşik başak şeklinde, düğümlerden çıkan yapraklarının ucunda bir…
  50. buğmukkelimeis.eT.Kadınların takındığı altın.