500+ madde
- toplamakkelimef.Buruşturarak top gibi yapmak.
- kalkmakkelimef.eT.Yükselmek; sıçramak; şaha kalkmak; doğrulmak; dik duruma gelmek.
- yükkelimeis.Ağırlık.
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- dölekkelimesf.eT.Sükûn ve asayiş içinde; itaatli; sakin; huzurlu.
- urmakkelimef.Vurmak; saldırmak; dövmek; çarpmak.
- izkelimeis.eT.Yerde ve deride uzunlamasına olan çizik.
- savmakkelimef.Püskürtmek; bertaraf etmek.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
- ötekelimeis.Geçerek.
- uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- taşmakkelimef.Dışarı çıkmak.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- uzakkelimesf.Eski; ırak.
- tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
- kıskaçkelimeis.Bir şeyi sıkıca tutmaya yarar pense veya kerpetene benzer aletlerin genel adı.
- sukelimeis.eT.Kimyasal olarak bir oksijen, iki hidrojen atomundan meydana gelmiş, 0 sıcaklığında sıvı hâlde bulunan, tatsız, kokusuz, renksiz madde.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- sekükelimeis.eT.Dükkân.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- sürünmekkelimef.(Sert bir şey için) dövülerek ezilmek.
- tokımakkelimef.Döverek, vurmak birbirine geçirmek.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- uzunkelimesf.Uzunluk sahibi; boylu.
- sanmakkelimef.Bir şeyin olma veya olmama ihtimali varken olabileceğine daha çok inanmak; zannetmek.
- bekkelimesf.Sabit.
- sıngarkelimeis.İstikamet; yön, taraf.
- toykelimeis.Bayram; bayram ziyafeti.
- tuşkelimesf.Denk; eşit; öğür; benzer; uygun; yaşıt.
- uzkelimesf.Usta; becerikli; mahir; akıllı; iyi; sanatkâr; anlayışlı.
- yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
- yüklemekkelimef.Yük vurmak; yüklü hâle getirmek.
- taskelimeis.Ar.İçine sulu yiyecek konulan, çoğunlukla metalden yapılma çukur kap; kâse.
- yatukkelimesf.Yere yatay olarak uzanmış olan; yüzükoyun uzanmış olan.
- bitikelimeis.Çin.Gökten inen kitaplardan her biri.
- bitigkelimeis.Yazma; yazı; harf.
- bitikkelimeis.Yazılmış şey.
- agırkelimesf.Ağır; çetin.
- ilkelimeis.Barış durumu; barış.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- koşulmakkelimef.Birleştirilmek; katılmak; toplanmak; bağlanmak; tertip edilmek; öğür kılınmak.
- öngkelimesf.Ön; önde; önce; mukaddem; evvel.
- ötmekkelimef.Geçmek; arasından geçmek; bir şeyden geçerek ulaşmak; aşmak.
- serilmekkelimef.Sermek işi yapılmak.
- tölekkelimesf.Dölek; gönlü sakin kişi; sakin.
- tözkelimeis.Yaratılmış nesne; mahluk.