uzun
kelimesf.Köken
uz (uzunluk) > uzā-mak > uzun
ازن اوزون
Anlamlar
- 1
{eT}Uzunluk sahibi; boylu.
[Bahşayiş][DK][DLT][ETY][KB][Mühennâ][Üç İtigsizler]
- 2
{eT}Uzak.
[ETY]
- 3
{eT}Daimî.
[EUTS]
- 4
İki ucu arasındaki uzunluk çok fazla olan.
- 5
Boyu benzerlerine göre daha fazla gelen.
- 6
(Süre, zaman için) başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı bulunan; yavaş geçtiği için çok zaman olmuş gibi görünen.
- 7
(Konuşma, metin vb. için) kapsamı çok geniş olduğu için insana bitmeyecekmiş izlenimi veren.
- 8
dbl.(Ses, hece vb. için) söylenme süresi görece çok süren.
- 9
{OsT}{eAT}Uzunluk; tul.
- 10
{ağız}Yılan.
[DS]
- 11
zf.Ayrıntılara inme yüzünden çok şey söyleyerek.
Bu sözcükle kurulan deyimler57
- boynu uzun
- dili uzun
- eli uzun
- ipi uzun tutmak
- kolu uzun
- saçı uzun aklı kısa
- salı uzun
- tını uzun
- uzun araç
- uzun atlama
- uzun bacaklılar
- uzun böcü
- uzun boylu
- uzun çizgi
- uzun dalga
- uzun dilli
- uzun diş
- uzun dişli
- uzun don
- uzun elyaf
- uzun etek
- uzun etmek
- uzun eylemek
- uzun far
- uzun film
- uzun gün bitkisi
- uzun hava
- uzun hayvan
- uzun hece
- uzun hikâye
- uzun itmek (étmek)
- uzun kafalı
- uzun kılmak
- uzun kulaklı
- uzun kulaktan haber almak
- uzun lafın kısası
- uzun levrek
- uzun menzilli
- uzun öksürük
- uzun ömürlü
- uzun oturmak
- uzun öykü
- uzun sağınç
- uzun sağış
- uzun sesli
- uzun sözün kısası
- uzun sürmek
- uzun tonluġ
- uzun tutmak
- uzun ünlü
- uzun uyku
- uzun uzadıya
- uzun uzak
- uzun uzun
- uzun vokal
- uzun yol şoförü
- uzun yol sürücüsü