- ağızkelimeis.eT.Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren…
- anlamkelimeis.Bir işaretin, bir işaretler sisteminin, işaret değeri taşıyan bir davranışın, bir sözün taşıdığı ve ilettiği kavram; mefhum; mana; fehva.
- aykırıkelimezf.Çaprazlamasına.
- bağkelimeis.eT.Bağlamaya yarayan ip, tel ve şerit gibi düğümlenebilir nesne.
- bedelkelimeis.Ar.Bir şeyin yerini tutabilen; karşılık.
- belgisizkelimesf.Belli edilmemiş; belirsiz; .
- çatıkelimeis.Yol, dere vb.nin ikiye ayrıldığı yer.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- cerkelimeis.Ar.Çekme; sürükleme.
- çıkakkelimeis.Çıkış yeri; kaynak; mahreç.
- dağarcıkkelimeis.eT.Meşin, bez veya dokumadan yapılan torba.
- damaksıkelimeis.Boyundurukta öküzün boynunun altına gelen kısım.
- dayanakkelimeis.Dayanılacak şey, güç; destek; mesnet, (1935).
- denekkelimeis.Üzerinde deneme yapılan canlı, (1942).
- devirmekelimeis.Dik duran bir şeyi yatık veya baş aşağı duruma getirmek eylemi.
- dizikelimeis.eT.Bir ipliğe veya tele sıralanmış nesnelerin meydana getirdiği bütün.
- dizimkelimeis.eT.Dizi; sıra.
- dördülkelimeis.Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; dört köşeli yüzey; kare; murabba.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- düşürmekkelimef.eT.Düşmesine yol açmak veya sebep olmak.
- düzeykelimeis.Bir şeyin veya yerin seçilen yatay bir düzleme göre taşıdığı yükseklik; yükseklik derecesi; seviye, (1935).
- düzgükelimeis.Değerlendirme ve yargılamada örnek veya kural olabilen önerme; ölçü; kaide; numune; emsile; paradigma.
- eklemekelimeis.Eklemek eylemi; katma; ilave etme.
- geçişkelimeis.eT.Geçmek işi veya biçimi.
- gelmekkelimef.eT.Bulunulan yere başka bir yerden ulaşmak; varmak.
- güdüklemekelimeis.eT.Baş veya son tarafından bir veya birçok hecenin kaldırılmasıyla bir kelimenin kısaltılması.
- ilgeçkelimeis.Tek başına anlamı olmamakla birlikte öteki kelimelerle veya kelime gruplarıyla anlam ilişkisi kurmaya yarayan ve anlamı aynı bağlamdaki öbür…
- katmakelimeis.Katmak işi; ekleme; ilhak.
- kipkelimeis.eT.Kalıp; benzer; öğür; örnek, (1935’te yeniden).
- kipleştirmekkelimef.Birleştirmek.
- kiplikkelimeis.Önermelerin, yalın, belkili veya mecburî olma niteliklerinden her biri.
- kişikelimeis.Cinsiyet farkı gözetilmeden kadın veya erkek kimse; insan; adam; şahıs; kimse.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- kökenkelimeis.Kavun, karpuz, salatalık, kabak gibi bitkilerin toprak üzerinde yayılan dalları.
- nekrekelimeis.Ar.Hoşa giden fıkra; nükte.
- olukkelimeis.Su vb. sıvıların akmasına yarayan üst kısmı açık boru.
- öncülkelimeis.Önde bulunan; önde yer alan; kendisinden sonra gelenlere temel olan; önce gelen; birinci; başta giden.
- ortakelimesf.Ara; beyn.
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- sankelimeis.Sayı.
- sapmakelimeis.Sapmak eylemi.
- şekilkelimeis.Ar.Nesnelerin görüşünü ortaya koyan dış çizgilerin düzeni; dış görünüş; biçim.
- seskelimeis.Kulak tarafından algılanan titreşim; akustik bir dalganın doğurduğu işitme duyumu.
- silmekelimeis.Silmek eylemi.
- sınıfkelimeis.Ar.Belirli bir özelliği taşıyan ya da paylaşan birimlerin oluşturduğu bütün.
- soluklukelimesf.Soluğu olan; nefesli.
- takıkelimeis.Çoğunlukla nişan, düğün vb. törenlerde hediye olarak takılan bilezik, yüzük, altın, gerdanlık vb. süs eşyalarına verilen ad.
- takımkelimeis.Herhangi bir iş ya da işletmede belirli amaçla kullanılan, bir faaliyette gerekli olan nesnelerin, araçların, aygıtların tümü; ekipman.
- tanıkkelimeis.eT.Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
- teklikkelimeis.Tek olma durumu.